|
Bildiğiniz
gibi, ben ''vatan haini" gibi sert nitelemeleri gelişi güzel
kullanmam.
Çünkü bu kavramlar genellikle siyasete göre belirlenir ve
iktidarı elinde tutan gücün, karşıtlarını suçlaması için
kullandığı bir silaha dönüşür.
Bir zamanlar Gazi Mustafa Kemal'in bile İstanbul hükümeti
tarafından "vatan haini" ilan edildiğini, Kurtuluş Savaşımızı
destanlaştıran Nazım Hikmet'e bile bu damganın vurulduğunu
hatırlayınca tereddüt etmemiz doğaldır.
Ancak bugün kuralımı bozacağım ve bazı kişileri vatana
ihanetle suçlayacağım.
Bunlar kimler mi?
Tahrikçiler.
Hangi konumda olursa olsun; Türkiye'nin şu zor günlerinde
insanlan şiddete davet eden herkes "vatan haini"dir.
Çünkü "tahrik" kan dökülmesi anlamına geliyor.
Bu ülkenin yurttaşlarının acı içinde kıvranması sonucunu
doğuruyor.
Ve giderek hepimizi önce manevi sonra da maddi bir iç savaş
tehlikesine doğru sürüklüyor.
Siyasetçiler ister iktidarda ister muhalefette olsun; hiçbir
kin ve nefret çağrısı yapmadan, insanları sağduyuya davet
etmelidir.
(Milliyetçi kesimlere ne pahasına olursa olsun sokağa inmeme
çağrısı yapan Devlet Bahçeli yi örnek almak gerekiyor.)
Basın mensupları kesinlikle yangına körükle gitmemeli ve
yatıştırıcı yayın yapmalı.
Öyle günlerden geçiyoruz ki hangi kesime, hangi görüşe mensup
olursa olsun herkes, ağzından çıkacak sözlerin kana ve kurşuna
dönüşebileceğini hesap etmeli.
Eğer toplum düzeyinde bir Türk-Kürt ayrımı çıkarsa,
zihniyetlerdeki bu ayrım bir cam çatlağı gibi giderek büyür ve
tahmin edilemeyecek noktalara ulaşır.
Bunun anlamı ülkenin temeline dinamit konması demektir.
İstanbul'da, Ankara'da rahat ofislerde oturup güvenlik
güçlerine "Ne duruyorsunuz, asın vurun kırın öldürün!"
çağrıları yapmak ya da yurt dışından halkı yeni eylemlere
kışkırtmak kolaydır ama sorumsuz bir davranıştır.
Ülkenin temel çıkarlarıyla bağdaşmaz.
Bu ülkenin bölünmesini, kardeş kavgası içine ve bir kaos
ortamına sürüklenmesini istemeyen herkes bugünlerde hayatının
en sorumlu ve ciddi davranışlarını sergilemeli.
Burası bizim evimiz ve biz bu evde bir cehennem yaratılmasını
istemiyoruz. |