|
Canına yandığım küreselleşme denilen vahşi
liberalizmin, insanlığı insanlıktan çıkardığını, binlerce
yıllık çileden damıtılmış sosyal hakları yerle bir ettiğini ve
dünyayı para sağılan bir pazara indirgerken, doğayı
katlettiğini ve yeryüzünü cehenneme çevirdiğini hep birlikte
görüyoruz.
Kan ticaretinin, artık borsada alınıp satılan hisselerle
yapıldığına tanığız. Tüm kurumların özelleştirilip borsaya
sunulmasına da alıştık.
Ya orduların borsaya hisse senetleri olarak sunulmasına,
borsaların hisse senetlerini sattıkları ordulara
ısmarladıkları katliamlara, hisse senetlerinin değerini
yükseltmek üzere sipariş verilen savaşlara ve dolayısıyla...
Hisse senetleri artsın diye boğazlanan insan topluluklarına ve
hatta soykırımlara, hazır mıyız?
***
Hiçbirimizin hazır olduğunu sanmıyorum ama insanların ne
düşünüp ne hissettiği zaten küresel patronların umurunda değil
ve yukarıda saydıklarım, çoktan başladı, sayın seyirciler.
Yüze yakın ülkede kurulan "özel ordu" şirketleri ve güvenlik
kuruluşlarının yıllık cirosu 100 milyar doları buluyor,
hisseleri dünya borsalarında satılıyor ve 2010 yılında bu
şirketlerin cirosunun ikiye katlanması bekleniyor.
Kiralık askerlik, dünyanın en eski mesleklerinden biri. Ancak
artık, küresel bir lobicilikle sektörün verimini artırmak
üzere dünyanın herhangi bir yerinde savaş çıkaracak iktidara
erişti, sipariş katliamlar yapıyor.
Şöyle anlatırsam, ne demek istediğim belki daha iyi anlaşılır:
Halen Irak'ı işgal eden ABD ordusu, zaten profesyonel, yani
özel anlaşmalı paralı askerlerden oluşuyor. Ama 140 bin
mevcutlu bu ordunun 48 bin savaşçısı, Amerikan ordusunun
askeri değil, ordu üniforması ve künyesi taşımıyor. DynCorp,
CACI International, Titan ve Global Risks gibi dünya
borsalarında hisseleri satılan özel orduların kiralık
askerleri bunlar.
Irak'ta Amerikan askerleri, sivillere yönelik keyfi katliam,
işkence gibi "savaş suçu" işleyip de yakalanırsa, askeri
mahkemelerde yargılanmak zorunda. Oysa Amerikan ordusuyla
anlaşma imzalayan bu özel şirketlere bağlı 48 bin kiralık
asker, hiçbir uluslararası yasayla bağlı değil, savaş suçu
işlediklerinde ne takibata uğruyorlar ne de herhangi bir
mahkeme tarafından yargılanabiliyorlar.
Yani ABD ya da herhangi bir ülke özelinde ulusal ya da
uluslararası hukukta, özel ordu, özel güvenlik şirketlerine
ilişkin bir düzenleme yapılmamış, yok.
İşte bu hukuksal boşluktan yararlanan ABD, Irak işgalinde
"savaş kuralları" dışına çıkmak istediğinde, askerini
bulaştırmak istemediği illegal sivil katliamlarını, vahşi gece
baskınlarını, Ebu Gureyb hapishanesindeki gibi işkence
uygulamalarını artık yasanın dokunamadığı bu 48 bin kişilik
orduya yaptırıyor.
Hatta, bence ABD, resmi ordusunu çekeceği Irak'ı, sayısını
artıracağı bu kiralık askerler ordusuna bırakacak.
***
ABD genelkurmayının yalnız Irak'ta değil, Afganistan'da 12
bin, Filipinlerde 15 bin kiralık askerini kullandığı bu özel
askeri şirketler, öylesine güçlü bir lobi oluşturuyor ki,
ABD'nin Irak'ı işgalinde parmakları var: 2001 yılında bu özel
ordular, lobicilik etkinlikleri için 32 milyon dolar
harcarken, 12 milyon doları da Amerikan siyasi partilerine
"yardım" olarak dağıtıp Irak'ın işgali için bastırdılar!
Bu özel ordu kuruluşları, dünyanın dört bir yanından, yetmiş
iki milletten derlenmiş savaş manyaklarını "ölüm makinesi"
olarak yetiştirip kiralıyor.
Tabii ki her savaş ve çatışmada çıkarları var!
Konu önemli, çünkü Türk ordusu Irak sınırında, belki de
Amerikan askerlerinin yerini alacak bu kiralık katiller
ordusuyla karşı karşıya kalacak yakında. Bu makalenin devamı
(KAYBEDİLSE DE
KAZANILAN SAVAŞLAR)'da.
|