|
Peki bu özel sektör ordularının Cenevre
Sözleşmesi'ne uyması, niçin ABD'nin işine gelmiyor? Püf
noktası burada ve dünya barışının geleceği açısından taşıdığı
tehlike, zaten ABD'nin tutumundan kaynaklanıyor:
Çok uluslu ticari devler olarak borsada işlem gören bu
şirketlerin her
birinin başında, ABD politikasında ağırlığı olan kişiler var.
Örneğin
devlete silah satan Group Carlyle'ın özel ordu şirketi BDM
International,
bir zamanlar Reagan döneminin savunma bakanlarından Franck
Carluccitarafından yönetiliyor. Irak'ta çok aktif özel ordu
şirketi Dyncorp'un başında eski CIA başkanı James Woolsey var.
2003'te kısa bir süre için de olsa Irak'ı yeniden
yapılandırmak ve insani
yardımları koordine etmekle görevlendirilen emekli general Jay
Garner,
ABD'nin en önemli özel ordu şirketleri "L-3 Communications",
MPRI ve SY
Coleman'ın ücretli elemanı olup, Irak'taki Amerikan
yönetiminin lojistik
komutasına da MPRI'ın ticari uydularından NationalGroup'un
yöneticisi
kendisi gibi emekli general Jerry Bates'i atamıştı.
Amerikan ordusunun, Irak'ta taşeron ordu olarak 7milyar dolar
karşılığında
askerlerini kiraladığı özel savaş şirketi "Kellog, Brown and
Root" (KBR)
ise, nasıl bir tesadüfse, çok yakın zamana kadar George W.
Bush'un yardımcısı Dick Cheney'in bir numaralı yöneticisi
olduğu Halliburton petrol şirketinin bir yan kuruluşuydu!
***
Liste çok uzun ve şöyle özetleyebilirim: George W. Bush'un
çevresinde
Irak'ın işgalinden ve bugün dökülen kandan sorumlu her
politikacı, bu
şirketlerden birinde yöneticilik yaptı, yapıyor ya da borsa
hisselerine
sahip!
Yegâne varlık nedenleri ticari ve tüm çıkarları savaşa
endeksli bu özel ordu
patronlarının, ne Irak'ta barış, ne de Somali'de vb.savaş
çıkmaması için
çalıştıkları kör kör parmağım gözüne bir gerçek. İşlerin sarpa
sardığı
yerlerde de Cenevre Sözleşmesi'ne uymak, "parasını
bastırdıkları" askerlerin
performansını yok kuraldı, yok askeri mahkemeydi diye
kısıtlamak ve hatta
suç işleyen kiralık askerin savunma giderlerini üstlenmek,
elbette ki
isteyecekleri son şey!
ABD hükümeti açısından savaş suçları söz konusu olduğunda,
"Benim askerim değil ki, kiralık asker yapmış!" savunması
elbette daha kolay. Ve savaş kayıplarını kamuoyuna "benim
askerim ölmedi ya da öldürmedi, kiralık asker öldü ve
öldürdü," diye duyurmaksa, başlı başına bir avantaj.
Irak'ta Türk askerinin kafasına çuval geçirenler, Amerikan
ordusunun
taşeronu, kiralık askerler olamaz mı, örneğin?
***
ABD Savunma Bakanlığı, ordusuna yaptırsa senatosundan
kamuoyuna hesap vereceği savaş "iş" lerini özel ordulara
havale etmekten öylesine memnun ki, yalnız 1994'ten 2001
yılına kadar 12 Amerikan "özel savaş" şirketiyle yaptığı 3 bin
61 anlaşmaya, sıkı durun, tam 472 milyar dolar ödedi... Irak
savaşının "çıkarılmasıyla", bu özel orduların nasıl bir parsa
kazandığını, varın siz hesap edin!
Dünya, inanın çok karanlık bir geleceğe gebe. Ve bundan böyle
biliniz ki başlatılan, devam eden, bitmeyen ve zaten bitenin
yerine çıkarılacak her
yeni savaş, artık çok uluslu holdinglere dönüşen buözel ordu
lobilerinin
eseri olacak.
Irak'ta savaş bitmez. Çünkü ne bugün 650 bin Iraklı'nın
cesedi, ne de yarın
ikiye katlanacak insan canı, ABD'nin gözünde horozdövüştürür
gibi
dövüştürdüğü kiralık ordularına pompaladığı, amakendi
ekonomisine yarayan
500 milyar dolarlık bir iç pazar kadar eder.
Dünyanın, küresel ekonominin insanlık dışına yansımalarından
daha çok
çekeceği var. Vay ki ne vay... |