|
Şuzır sımecešxowu
şılhewu
l’ır khihajığ.
- Sıda wuilajer, yı’ui yéwupçç’ığ.
- Sısımecešxu, wuyane yıgu zısšxıç’e sıxhujışt, yı’uağ şuzım.
- Ade aş payé wukhedğenena? Ar ofa, yı’uağ l’ım.
Mafe gorem l’ır pxhaşe mezım khıç’ıjığewu
yane ri’uağ:
- Wolahe népe mezewu
sızdeşı’ağem mıyére khujhıre bewu
xelhığ. Wukhak’owu
t’ek’u khepšıpığeme değuğe, pçıhe xhume wu khesşejınığ.
Mafem ç’alem yane mezım yışi,
nır yıwuç’i
yıgu khıdixığ, khıdixi gur yı’ığewu
khek’ojı tétze, yinewu
ççıgı lhapse gorem yélhepewuağ.
- A wuyane guşe Tha
yéğal’i, sıdewu
guşewu
’ayéwu
wulhepewuağ, siç’al, ’aciy plhakho yığewuzığe guşeştın, yı’ui nım
yıgu gu’ewu
kheguşı’i khıri’uağ.
Yét’ane l’ır khek’oji “Khujhı ş’ağo mezım xelhışş
tık’oniy khetšıpın” ri’ui mezım şuzır zıdişağ. Şuzır yıwuç’i,
khıxini khek’ojığ.
Careştewu
l’ım khış’ejığ şuz bzacem yéde’ui yane mıterezewu
zeriwuç’ığer.
Kadın ağır hasta yatarken adam içeri girdi.
- Nedir zorluğun
(derdin nedir manasında...),
diye sordu.
- Ağır
hastayım, ananın kalbini yediğimde iyileşeceğim, dedi kadın.
- Yahu
(hiç..)
onun için seni bırakır mıyız? O iş mi, dedi adam.
Günün
birinde adam oduna gittiği ormandan geri geldiğinde anasına dedi:
- Wolaha
bugün bulunduğum ormanda elmayla armut çok olarak vardı. Gelerek
biraz toplasaydın iyiydi, akşam olduğunda seni geri getirirdim.
Gündüzleri
(gündüzünde,
gündüzde...)
oğlu anasını ormana götürüp, anayı öldürüp
(boğazlayarak, keserek,
vurarak...)
kalbini içinden çıkardı, çıkarıp kalp elinde geri gelirken,
büyükçe bir ağaç köküne ayağı tökezledi.
- A
(yavrum)
ananını da
(eyvah olsun, ne yazık ki anlamın da)
Allah öldürdü, nasılda eyvah, kötü olarak ayağın tökezledi,
yavrum, çok ayağını ağrıtmıştır ne yazık ki, --- deyip ana kalbi
endişelenerek söyledi.
Sonra adam geri gelip
(evine)
“Ormanda harika armutlar var,
(biz)
gidip toplayalım” deyip orman kadını yanında
(beraberinde)
götürdü. Kadını öldürüp, bırakıp geri geldi.
Öylelikle adam tekrar
anladı yaramaz kadını dinleyip annesini uygunsuz olarak
(akılsızca)
öldürdüğünü. |