1) Adige kültürünün Nart Sosruko’su
Her halkın kültürü kendi tarihsel şartları içerisinde oluşup
gelişir. Ulusal kültürün çeşitli dalları, yine ulusun içinden
yetişen yetenekli şahsiyetlerce ortaya çıkarılıp
geliştirilir. Son birkaç asırda kültürün çeşitli dallarında
Adigelerin isimlerini dünyaya tanıtan aydınlarımız olmuştur. |
|
|
Bilimadamı, öğretmen, şair, çevirmen ve tüm Adigelerin yazı
dillerinin başlangıcını oluşturan Bersey Vumar’ı, Kuzey
Kafkasya’da tanınmış bilimadamı, öğretmen ve devlet adamı Sihu
Seferbiy’i, yazar ve Adige düz yazınının kurucusu Ceras Tembot’u,
yazar, Adige şiirinin kurucusu Hatko Ahmet’i, ilk Adige
kompozitörü, sarkıcı, okul kitapları yazarı Kube Şaban’ı,
bilimadamı, öğretmen Nemitoko Yusuf’u, Profesyonel Adige müziğinin
kurucusu, kompozitör, sarkıcı Thabisim Vumar’ı ve daha
birçoklarını bunlara örnek gösterebiliriz.
Adige kültürünün diriliş çağında ona destek olanların arasında
ismi on sıralarda yer alanlardan biride dünyaca tanınan Kafkasolog,
Adige dilbiliminin kurucusu, eğitimci çevirmen Ashamaf Davut’tur.
Dil ulusun canı ise, Adige yazısının da ulusal kültürün anahtarı
olduğunu ilk gösteren o olmuştur. Dilbilimci Ceras Zaynap onun
hakkında şöyle demektedir: “Adige yazısının oluşumu Ashamaf’ın
ismine sıkı sıkıya bağlıdır. Bugüne dek onun kadar yetenekli
dilbilimci gelmediği gibi, ismi Adige dilbiliminde daima en basta
anılacaktır”.
Burada belirtmek gerekir ki; Adige yazısının salt belirli bir
dönemin ürünü olduğunu söylemek yanıltıcı olur. Çünkü bu büyük
işin üstesinden gelebilecek yetenekli dilbilimcilere de gerek
vardı.
Prof. N. F. Yakovlev’in Moskova’da okuttuğu Kuzey Kafkasyalı
öğrencileri arasında Ashamaf’ın adının öne çıktığını bir kaç kez
Nemitoko Yusuf’tan dinlemiştim. Bunu bir örnekle açıklamak
istiyorum. Yakovlev’in Abhaz, İnguş, Çeçen ve Kabardey dilleri
için yazdığı dilbilgisi kitaplarında kendisinden başka bir yazarın
ismi yer almamaktadır. Adigece dilbilgisi kitaplarında (1930 ve
1941) ise yazar olarak; hem Yakovlev’in hem Ashamaf’ın isimleri
bulunmakta olup, kitapların önsözleri de birlikte kaleme
alınmıştır. Bundan da anlaşılıyor ki o devirde Ashamaf gibi başka
bir dilbilimci Kuzey Kafkasya’da yoktur.O boylelikle soyadinin
anlamini (ugurlu el) bilgisiyle de kanıtlamış, dilbilimi alanında
onun uğurlu ellerinin urunu olan eserler sayesinde Adigeler için
bir eğitim devri başlamıştır. Nasıl ki, Nart Sosruko insanlara
ateşi getirmişse, Ashamaf Davut da Adigelerin önündeki eğitime
giden yolu aydınlatmıştır.
2) Adige dilbiliminin babası
Ashamaf Davut Adige dil biliminin tüm önemli dalları üzerinde
bilimsel çalışmalar yapmıştır. Bunları aşağıdaki başlıklar altında
gösterebiliriz:
a) Adigece’nin orfografisi
İlk donemde yazı dilinin önündeki en büyük sorun dili doğru
bir yola yönlendirmekti. Yazım kurallarının acilen belirlenmesi
gerekiyordu. Diyalektlerin karmasından oluşan yazı dilinin yerini
edebiyat dili almalıydı. 1934 yılında “Adigece İmla Kurallarının
Ooluşum Prensipleri” kitabını yayımladı. Bu kitap, Adige
orfografisinin prensiplerinin belirlenmesinde başlangıç olmuştur.
Onun ortaya koyduğu prensipler esas alınarak oluşturulan Adige
orfografisi ülke öğretmenlerinin her iki genel toplantısında ve
Ülke Yönetim Kurulu’nca oluşturulan komisyonda görüşülmüş, Ülke
Yönetim Kurulu Prezidyumu 1936 yılında orfografi kurallarını kabul
etmiştir.
1938 yılında Adige alfabesi Rus alfabesi temelinde N. F. Yakovlev
ve Ashamaf Davut tarafından yeniden düzenlenince orfografi
kuralları yeni alfabeye uyarlanarak yazar tarafından “Adige
Orfografisi” adı altında yayımlanmıştır. Daha sonra “Adige
Orfografi Sözlüğü” adlı kitabını çıkarmıştır. Ashamaf Davut’un
teorik ve pratik çalışmaları temelinde Adige yazı ve edebiyat dili
oluşturulmuştur.
b) Diyalektler ve edebiyat dilinin oluşturulması
Edebiyat dili, oturmuş konuşma ve yazma kuralları olan dildir.
Bunun için seçilen diyalekt, ulusal kültürün gelişmesi bakımından
diğer diyalektlerden daha elverişli olmalıdır. Adige
diyalektlerinin fonetik ve gramatik özellikleri ortaya
çıkarılmadan edebiyat diline temel alınacak diyalektin belirlenme
imkanı yoktu. Bu nedenle Ashamaf Adige diyalektlerinin
incelenmesine büyük önem vermiştir. 1927 ve 1933 yıllarında kıyı
boyu Shapsugh ağzı ile diğer diyalektlere dair derlemelerini 1939
yılında “Adige diyalektlerinin kısa incelemesi” adlı kitabında
yayınlamıştır. Kitabında dört diyalekt -Abzegh, Cemguy, Bjedugh,
Shapsugh- üzerinde durmaktadır. Cemguy diyalektinin Bjedugh
diyalektinden fonetik ve morfolojik farklılıklarını inceleyerek şu
sonuca varmaktadır: “Cemguy ve Bjedugh diyalektleri arasındaki
farklılıklar önemsizmiş gibi görünse de bu durum eğitimde sorunlar
yaratmakta, yazar, çevirmen ve redaktörler arasında anlaşmazlıklar
doğurmaktadır. Bu nedenlerle gelişimi daha uygun olan Cemguy
diyalekti desteklenmeli ve Adige edebiyat diline temel
alınmalıdır.”
c) Bilimsel dilbilimi
Yazı dilinin doğru bir şekilde düzenlenebilmesi için
Adigece’nin teorik olarak incelenmesi gerekiyordu. 1930 yılında N.
F. Yakovlev ve Davut Ashamaf “Okullar ve Kendi Kendine Öğrenenler
İçin Kısa Adige Dili Grameri” kitabını yayınladı. Yakovlev kitapta
gramatigin daha çok Adigece öğretmenlerine yönelik olduğunu
belirtmektedir. Ama onun değeri bir ders kitabı ile sınırlı
değildir. Bu kitapta incelenmiş olan materyaller ve bunun sonucu
yazarlarının ortaya çıkarmış olduğu sonuç ve değerlendirmeler
Adigece’nin bilimsel olarak öğrenilmesinde başlangıç teşkil etmiş
olup, kitap genel olarak teorik bir çalışma niteliğindedir.
Kitapta ilk olarak Adigece’nin ses ve gramatik düzenleri bilimsel
olarak ele alınmıştır. Artsibasev kitap hakkında şöyle demektedir:
“Rus gramatiginin etkisinde kalmadan Adigece’nin kendine has
özelliklerini ortaya koyabilmiş olmaları yazarların başarısıdır.
Adigece’nin yapısını, morfolojik özelliklerini, gramatik
sistemini iyi bir şekilde anlatmışlardır. Bu durum, Adige dilinin
başka dillerin yanındaki yerinin belirlenmesine de ışık
tutmaktadır.”
Aynı yazarlar 1941 yılında Moskova’da “Adige edebiyat dilinin
gramatigi” kitabını çıkarmışlardır. Bu kitap, sintaks, leksika,
semantika, morfoloji ve fonetik olmak üzere beş bölümden
oluşmaktadır. Bu konuların ayrıntılı bir şekilde ele alınmış
olması dolayısıyla Adigece’nin yapısı hakkında tüm dünya
Kafkasologları bilgi sahibi olabilmişlerdir.
“Gramatik”in çıktığı yıllardaki şartlardan kaynaklanan
eksikliklerine değinmeden şunu belirtmek gerekmektedir: Adige
dilinin en fazla önem taşıyan yönlerinin derinlemesine ve
ayrıntılı olarak incelendiği ilk kitap olma özelliği daima
kalıcıdır. Bugüne kadar hiçbir dilbilimci Adigece’nin herhangi bir
önemli sorununu bu kitabı gözardı ederek ele alma yoluna
gitmemiştir. Kitabın önemini G. F. Turcaninov şu sözlerle dile
getiriyor: “Adige dilinin öğrenimi alanında Sovyet döneminde tüm
yapılanlar “Gramatk”te yer almaktadır”.
3) Bugünde öğretmenimiz
Devrimden sonra Adige kültürünün geliştirilmesi alanında
karsılaşan sorunların en önemlisi cehaletin ortadan kaldırılması
idi. Ashamaf bu büyük sorunla uğraşanların başında yer alıyordu.
Bu dönemde köy okulunda öğretmen, orta dereceli okulda müdür,
eğitim müfettişi, Krasnodar Öğretmen Enstitüsü Adige Dili ve
Edebiyatı Bölüm Başkanı, Maykop Öğretmen Enstitüsü Rus dili Bölüm
Başkanı olarak görev yaparken ulusal okulların açılması, Adigece
öğretmenlerinin yetiştirilmesi alanlarında büyük işler başardı. En
çok zamanı okulların ihtiyacı olan okuma ve metot kitapları için
harcadı. 1928 yılında “İlkyol” adlı kitabı çıkardı. Bu alfabeden
sonraki ikinci kitabıydı.
Bunları birinci sınıflardan başlayıp yedinci sınıflara kadar
ihtiyaç duyulan programlar, ders ve okuma kitapları izledi.
Okullar için 80 civarında kitap onun tarafından hazırlanmıştır.
Günümüzde her bir sınıf için ders kitaplarının birkaç yazarı
olduğu düşünülürse Ashamaf’ın o yıllarda Adigece için gerekli tüm
ders kitaplarını tek başına ve yararlanacağı bir kaynakta olmadan
hazırlamasının önemi anlaşılabilir.
Adige çocuklarının Rusça’yı öğrenmeleri gerektiğini Ashamaf
unutmuyordu. Ulusal okullarda Rusça’nın da öğretilmesi söz konusu
olduğunda bu işin çözümüne ilk soyunan Adigelerden biride Ashamaf
olmuştur. 1934 yılında A. N. Kornilov ile birlikte “Rus Dili” adlı
kitabı çıkarmıştır.
Ulusal okulların yapılandırılmasında, Adigeler için eğitim
yolunun açılmasında Ashamaf’ın yaptıklarına değer biçmek zordur.
Sadece bu alanda yaptıklarıyla bile olsa ulusal kültürün bir
yapılandırıcısı olarak Adige tarihinde yerini almaya layıktır.
4) Adigelik yaşam tarzıydı
Ashamaf Davut salt bir dilbilimci ve eğitim adamı değil aynı
zamanda yüksek insani vasıflara sahip bir Adige, gerçek bir
aydındır. Onun Adigeliği, iyi niyetliliği, güzel davranışları
üzerine anlatılanlar çoktur. Nemitoko Roza bu konuda şöyle
demektedir: “İlk Adige dilbilimci Ashamaf Davut’un bize bıraktığı
miras sadece kitapları ve oluşturduğu alfabeyle yazılmış ders
kitapları, basılmış gazeteler, roman ve şiirler değildir. Yaşamını
ulusun eğitimine adamış olan bu aydın insanın ahlaki ve moral
değerleri de bırakmış olduğu önemli miraslar arasındadır.”
Yazar Yevtih Asker’in 1944 yılında savaşta iken Ashamaf’e
göndermiş olduğu mektup ta bu düşüncelerimizi doğrulamaktadır.
“Mektubunu bugün aldım. Eğitim ve bilim çalışmalarının 25 nci
yılının kutlanıyor olması benim için büyük mutluluk. Senin
öğrencilerin ve arkadaşların olarak bizler senin temiz
kalpliliğini ve yüksek insani davranışlarını, eğitim için en uygun
yolu bulma ve uygulama zekanı yürekten takdir ediyoruz. Kendi
anadilin için yaptığın hizmetler bugüne kadar kimseye nasip
olmamıştır.
Adigelerin yazı diline sahip olmaları 25 yıl oldu. Teorik ve
pratik olarak kendini kanıtlamış edebiyat dilimizin varlığı senin
eserindir. Ben ve arkadaşların senden öğrendiklerimizle gurur
duyuyoruz. En çok takdir ettiğim özelliklerinizden biride
mesleğinizi ve bilginizi sürekli geliştirme çabası içerisinde
bulunmanız, dilin gelişimi ile ilgili sorunları iyi anlamanız ve
çözümleri eğitimle uğraşan insanlara aktarabilmenizdir. Savaş
nedeniyle kesintiye uğrayan çalışmalarınızı sonraki yıllarda
sürdüreceğinize inanıyorum”.
5) Anıta layıktır
Ashamaf Davut’un doğumunun 100 ncu yılı (1997) cCumhuriyette
etkinliklerle kutlanmıştır.Bu amaçla okullarda onun bilim ve
eğitim alanında yaptığı çalışmalar anlatılmış,Eğitim ve Bilim
Bakanlığı’nca Tevcoj ve Socen ilçelerinde yapılan toplantılarda
dilbilimciler raporlarını sunmuşlar, Maykop’ta Adigey,
Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkesskli dilbilimci ve öğretmenlerin
katıldığı konferanslar düzenlenmiştir. Meretuko Kasım ve Savko
Asker onun bilimsel çalışmalarından seçmelerin yer aldığı bir
kitap ile öğretmenler için eğitim çalışmalarının yer aldığı bir
broşür yayınlamıştır.
Adigey Devlet Üniversitesi öğretim elemanlarınca ortaya atılan ve
bu üniversiteye Ashamaf Davut’un adının verilmesi önerisi
uygulamalı-bilimsel konferansa katılanlarca da desteklenmişse de
bu güne kadar bir gelişme olmamıştır. Üniversitenin kurulusunun 50
nci yılı nedeniyle 1990 yılında giriş duvarına konmuş olan taş
portresi de yürütülen tamiratlar esnasında çıkarılmış ve bir daha
yerine konmamıştır.
Ulusun yetiştirdiği bir değerli insana anıt yapmak ve onun adını
bir yere vermek gerekiyorsa buna ilk layık olan yazı dilimizi
oluşturan ve ulusumuza ikinci yaşamın -eğitimin- yolunu açan
Ashamaf Davut’tur. O bu enstitüde öğretmen olarak çalışmakla
kalmamış, Almanlar Maykop’tan çıkarıldıktan sonra ölünceye kadarda
ailesiyle birlikte enstitü binasında yaşamış, ölünce de enstitü
bahçesine gömülmüştür.
Unutmamak gerekir ki; bu değerli insanın kıymetini biz bilmezsek
başkası hiç bilmez. Büyüklerimize karşı davranışımız neyse
küçüklerimizin bize davranışı da o olacaktır. |