MENÜ

 
 
 
 

www.circassiancanada.com         

.........

ANILARA DOLANIK YÜRÜMEK -4
Dr. Meşfeşşuı Necdet Hatam
Maykop, 20 10 2005 

.........

.........

Anılara Dolanık Yürümek,
     
             İnancım Doğrultusunda,
          
                          Sağlam Adımlarla...
 


Elektronik ortam, internet, e-mail, siteler.

Müthiş bir gelişme, iletişimi, yayıncılığı, varlıklıların tekelinden
kurtarıp, kendi halinde olanlara da sunan olağanüstü bir gelişme. Uzakları
yakın eden, bir anda kıtadan, kıtaya dolaşmamızı sağlayan, eylem birliği
sonucunu verebilecek, karşılıklı fikir alışverişine, tartışmaya olanak
sağlayan inanılmaz bir gelişme. Hele bir amacınız var ve bu amaca ulaşmak
istiyorsanız.

Bilgisayarımın başına her geciktiğimde, sitelere göz atmaya başladığımda,
bu güzellikleri ucundan yakalayabilmiş olmanın sevincine dolanık, bu
gelişmeleri gençliğimizde yakalayamamış olmanın  burukluğuna da yaşarım.
"Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse" denir. Denir ya bence gençlerimiz,
çağımızın, isteyen gençlerin çok kısa sürede çok şey öğrenebileceği,
bilebileceği, hep olagelen yapabilme yetenekleri ile birleştirerek çok şey
başarabilecekleri bir çağ olduğunun bilincinde olmalı... Ne mutlu bunu
anlayan, kavrayan ve bu gelişmelerden yararlanma şansı yakalayabilen
gençlere. Elbette soru çengeli de takılıyor kafama: Çağın bu olağanüstü
olanaklarından amacımız doğrultusunda yeterince yararlanabiliyor muyuz?
Üzülerek ''keşke'' diyorum.

Sorumlusu kendim olmasam da içimi burkan başka geç kalmışlıklarım da var benim.  Gençliğimizde, bildiklerimiz, önemsediklerimiz,
başarabileceklerimiz ölçüsünde maddi olanakları yakalayamayışımız, maddi
olanakları bir araya getirebildiğimiz yıllarda ise düşlediğimiz güzel
şeylere, çok istesek de ayıracak zamanımızın kalmayışı. Zamanı olanlara
düşlenen güzel şeylerin önemini anlatamayışımız. Örneğin çok ciddi olarak
derlemeler yapmayı düşünmüştük. O günleri birlikte yaşadığımız
arkadaşların dışında kalanlar zor inanacaklar ama anavatana dönüş
politikasını yeniden gündeme getirip, yaygınlaştıran Ankara Derneği'nin,
sözünü ettiğim yıllarda bir teybi bile yoktu. Halk oyunları ekibimizin
Ürdün davetinde, derneğimize hediye edilen bir teyp için yedi gün, yedi
gece düğün yapmıştık. Derlemeleri yapamadık. Çalışan fikir üretenin
çalışmaları ile parası olanın parasını bir araya getiremedik. Biraz
paralanıp, çalışma yapacaklara ses alma cihazı alabilecek olduğumuzda
köylere gidecek, bunları yapacak kişi bulamadık.

Şimdi arabalarımızın dernek önünde park sıkıntısı çekmeleri de sizi
yanıltmasın, hep öyle geldi sanmayın sakın. Yetmişli yıllarda, dernek
önünde park eden araba tek tüktü. Yine o yıllarda  derneğimizin gösteri
gecelerinde, Halk Dansları Ekibi'mizin afişlerini duvarlara  kendimiz
yapıştırır, biletleri kendimiz satar, kapılarda bilet kontrolünü de bizler
yapardık. (Daha sonraki kuşaklardan gösteri afişlemesi nedeni ile
karakollara çağrılanlar da oldu.) Atatürk Spor Salonu'nu doldurmak olaydı o
günlerde, doldururduk. Derneğimiz gençleri bunu başarırdı. Üstelik yedi
bini geçkin yeri numaralardık. Elde afişler, tutkal kovaları kent baştan
başa dolaşılırdı. Dolmuşlar almaz, taksiye paramız yetmezdi. Rahmetli
Elbruz Gaytaoğlu dünyada sözü edilir bir dans grubu yetiştirmişti.
Heveslendiği halde, yeteneği yetmediği için dansçıların arasına
giremeyenler de yer alırdı afiş asan, bilet satan, kontrol eden, yer
gösteren ve yerinde halkın alkışlamasına ön ayak olanlar arasında.
Giremediği ekibin başarısı için elden geleni esirgemezdi. Dansçıların
başarısı için değil, derneğin başarısı için, dernek görüşlerinin yayılması
için, anavatanla daha sağlıklı ilişki kurmak için çalıştıklarının
bilincindeydi çünkü o yılların gençliği.

Halkı için bir şeyler yapmak düşüncesinde olan genç arkadaşlar, sözünü
ettiğim yılları, Çerkeslerin altmış sekiz kuşağını inceleseler,
üretimlerini  okuyup tartışsalar, içselleştirseler ne güzel olurdu
diyorum. Bu çalışmayı yaptıklarında, şimdilerde çok ateşli olarak
tartışılan birçok konunun, konuşulduğunu, tartışıldığını, derlenip kenara
konulduğunu görürler diye umuyorum. Gerekçeleri de yeterli bulurlar büyük
olasılıkla. Kendileri gibi o dönem gençlerinin de atasözlerini
önemsediklerini yayınlarda bunlara yer verdiklerini, bugün tartışılan bir
çok konuyu küçük bir karikatürle anlatabildiklerini. Sürünün ilk gününden
beri var olan Anavatana Dönüş düşüncesinin,  Çerkes Teavun Cemiyeti kuşağı ile belirginleştiğini, sözünü ettiğim kuşağın bunu en uzak köşelere
ulaştırabildiğini, anavatanı etkileyebildiklerinin de ayrımında olurlar.
Umulur ki; o zaman, hedef olmadığından, amaç olmadığından, politika
olmadığından yakınan genç arkadaşlar bu okuduklarından, yaşananları
öğrendikten sonra bu yakınmaları ulu orta dillendirmekten de vazgeçerler.

Peki, sözünü ettiğim yıllarda da yayının önemini kavramış, derneğin ilk
bültenini yayımlama mutluluğunu yaşamış olanlar, bugünkü gençlere, çağdaş olanaklara imrenmez  mi? Olanakların boşa harcanıyor oluşuna üzülmez mi?

Üretimden çok, işin laf ebeliği yönünü sevdiğimizden otuz yıl önce yakınan
birinin, günümüz laf ebeliğini taşıması daha zor değil mi? Otuz yıl önceki
yakınmalarımızı okuyanlar da günümüz lafebeliği karşısındaki
duyarlılığımızı daha hoş görmez mi?

Böyle bir duygu fırtınası içinde savrularak karıştırıyorum "Nartların Sesi" bültenini. İlk sayısını nasıl hazırladığımızı yeniden yaşıyorum.
Hemen her akşam gibi dernekteydik yine. Kalabalık dağılmış birkaç kişi
kalmıştık. Gençlik kolu başkanı idim.

O dönem gençlerinin şimdikinden çok farklı olduğunu söylemiştim sanıyorum. Günümüz çoğunluk gençleri, huzuru, bizleri suçlamakta buluyorlar. Bizler kendilerine çizgi çizmemişiz, politika belirlememişiz, yol göstermemişiz. Bunları yapsaydık eğer halk için büyük özveride bulunacaklardı. Çok güzel çalışmalar yapacaklardı. Kim bilir?..

Halbuki sözünü ettiğim dergileri karıştırsalar, dönemin gençleri ile
konuşsalar, Abaza İbrahim arkadaşımızın Anavatana mektup yazdığı suçlaması ve dernekten ihraç istemi ile yönetim kuruluna verilmiş olduğunu da öğreneceklerdi. Evet yanlış okumadınız tek suçu anavatandaki akrabaları
ile yazışmak. İstem: Dernekten ihraç. Olayı engelleyebildiğimizi de
öğrenecek, ancak engelleyebilme gerekçemize daha çok şaşıracaklardı. Bu
yazışmanın en doğal hakkımız olduğunu, her Çerkes'in bunu yapması
gerektiğini anlatamayacağımızdan emin olduğumuz için, bu haklı gerekçeler
üzerine kurmamıştık savunmamızı. Böyle bir gerekçe ile bir üyenin
dernekten atılmasının, derneğimizin siyasetle uğraştığının kanıtı
olacağını, bunun da derneğimizin kapatılması sonucunu verebileceğini ileri
sürerek Çerkes büyüklerini korkutmuş, arkadaşımızın üye olarak kalmasını
sağlamıştık. Bu olayı, bizleri bizden sonraki kuşakların daha büyük sıkıntılarını bilir olduklarında, inanıyorum ki üretilenlere, yapılabilenlere verilen değer de farklı olacaktı.

İşte, yine anılara dolanmış gidiyorum. Oysa bugün bültenimizin ilk
sayısından söz edecektim. Evet kalabalık dağılmış birkaç kişi kalmıştık
dernekte. Kütüphanedeyiz İmsel Özdemir Özbay, Llışe Eray, Pxhunterışşe
Mesude, Tokmak Muzaffer, Yediç Çelemet ile birlikte. "Birlik" adında bir
duvar gazetesi çıkartıyoruz. Ancak bülten gerekliliğini konuşuyoruz ne
zamandır. Konu sürekli gündemde eyleme geçemiyoruz bir türlü. O gece kesin karar veriyor sabahlıyor ve ilk sayısını hazırlıyoruz. "Birlik" adını
öneriyorum ben. Eray kabul etmiyor ve ''Nartların Sesi''nde ısrar ediyor.
Kabul görüyor. Logoyu ben yazıyorum. Eray Sawsırıkhue'yi, Nart Destanları'nın kapağından, ünlü ressamımız Meretıkhue Devlet'in yapıtından kopyalıyor. Çelemet, Muzaffer'in şiir çevirisi ile Mesude'nin Dığuıj Khurmen'den çevirdiği "Pşıne" yi resimliyor. Daha o zamanlardan Nartologumuz sevgili Özdemir Nart kahramanı Setenay'ı  ve aktüalite bölümünü yazıyor ve Ekim 1972 Kuzey Kafkasya Kültür Derneği Gençlik Kolu Bülteni çıkıyor.

Ben o zaman da biraz sağlamcıydım her halde ki, üzerine "hazır oldukça
çıkar" ya da "gerektikçe çıkar" ibarelerinden birini yazmakta ısrar ediyorum ama arkadaşlar aylık olmasında direniyorlar ve kazanıyorlar.

Dernek başkanımız, kendisi ve ailesi bizden çok çeken sevgili Kemal Cankat
derneğe beş kuruş harcatmadan ofset teksir ile bültenin basımını sağlıyor.
Ofset teksir mumlu kağıtla basılanlara göre mizampajı kendimizin yapması,
sayfalara da fotoğraf koyma olanağı veriyordu. Evet sonradan Nartların
Sesi gazetesine dönecek sevimli bültenimizin ilk sayısı böyle çıkmıştı.

Takip eden yazı da, ilk sayının ilk sayfasındaki yazım:

BAŞLARKEN

Düşünmek, planlamak, bir işi yapabilmek için gereklidir de yeterli değildir elbet. Uzun süre düşündük, gerekli olduğuna, yararlı olacağına inandığımız bir bülten çıkartmak için.

Gecikmemizi, "olunca en iyisi olsun" isteğimize yorumluyor ve toz kondurmuyorduk kendimize. Oysa bir girişimin, özellikle yayın konusundaki
amatörce bir girişimin ilk elde en iyi olamayacağı su götürmez bir gerçekti ve herkes gibi bizce de biliniyordu. Gecikmemizin tembelliğimizden ileri geldiğini, ortaya somut bir şeyler koymak çabasından çok, işin laf ebeliği yönünü sevdiğimiz gerçeğini itiraf edebildiğimiz gün, okuduğunuz bülten geldi önünüze.

Bununla amaçlanan; sizlere, Derneğimize-Derneklerimize ilişkin bilgiler
sunmak yanında toplumun, Kuzey Kafkasya Kültürü'ne elden geldiğince
yakınlaşmasını sağlamaktır. Amaçlardan ikincisini, kadroları belirli yayın
organları ölçüsünde gerçekleştiremeyeceğimiz ortada. ne var ki görev,
bültenin geniş bir çevreye ulaştırılması, sizlerin bizlere katkısı oranında başarılmış olacaktır.

Toplumun bu düzeydeki bülteni yetersiz göreceği günlerin yakın olması
dileği ile.

HATAM N.

Evet günümüzde de laf ebelikleri sürüyor. Ancak sevindirici olan şimdilerde "Yeni Dalga" da yürüyor. Yeni birliktelikler başak veriyor, tünelin ucu da zaten görünüyor. Ben de Yeni Dalga'nın verdiği umutla besleniyor, yürüyüşümü sürdürüyorum anılara dolanık, sağlam adımlarla.  

Anılara Dolanık Yürümek -5

.........

.........

                     

kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı

www.circassiancanada.com         

..