|
|

MENÜ
|
|
|
. |
|
. |
|
ÇERKESLERİN ÇİFTE VATANDAŞLIK TALEBİ
Necdet Hatam |
 |
|
. |
|
. |
Diasporaya yalnızca Çerkes olduğu için, kısa
sürede vatandaşlık hakkı
veren Rusya Federasyonu Vatandaşlık Yasası'nı
duymayanlar için, "namazda gözü olmayanın, ezanda
kulağı olmaz" çok mu ağır olur sizce? |
|
|
|
|
. |
Bu konuya ilişkin 1992 Kasım'ında Marje
Dergisi'nde yayınlanan bir makaleyi sizinle
paylaşmak istiyorum.
¡
¡ ¡
Çerkeslerin çifte vatandaşlık talebi
"Marje"
Dergisi Kasım'92 Özel Haber
Lina Organizasyon Adına Sahibi Sönmez Baykan
Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü: Mustafa
Aziz Özbek
Anavatan topraklarına yönelik tarihsel haklarımızın
tescili açısından son
derece önemli bir adım olan vatandaşlık hakkı için
müracaat süresi Oocak 1993’te sona eriyor.
Bilindiği gibi uzun yıllar Türkiye ve dünyanın diğer
ülkelerinde yaşayan
Çerkesler arasında tartışıla gelen “dönüş” fikri vardı.
Bu görüş
Sovyetlerin dağılması ve akabinde ki gelişmelerle somut
bir harekete
dönüşmüştür. Şimdiden Kafkasya’nın çeşitli bölgelerine
yerleşen Çerkesler bulundukları yerlerde koloniler
oluşturmaktadırlar.
Bloklar arası soğuk savaşın sona ermesiyle, bölgeyle
olan ilişkilerin daha
da gelişmesi “dönüş” talebini de yoğunlaştırmıştır.
Ancak muhaceret
ülkelerinde kök salan Çerkeslerin büyük bir çoğunluğu
“kesin dönüş”
yerine, anavatandaki tarihsel haklarının iadesiyle
birlikte oturma hakkı
istemektedirler.
Geçtiğimiz yılın Ocak ayında yürürlüğe giren vatandaşlık
yasasıyla,
eskiden S.S.C.B. topraklarında yaşayıp, her ne sebeple
olursa olsun bugün Rusya Federasyonu toprakları dışında
yaşayanların anavatanlarına
dönmelerine imkan sağlanıyordu. Yine aynı yasaya göre
başvuru süresi Ocak 1993 tarihinde sona ermekteydi.
Fakat ne yazık ki, büyük bir çoğunluğu anavatanları
dışında yaşayan
Çerkeslerin böyle bir kanunun yürürlüğe girdiğinden
haberi yoktu.
Bu sürenin uzatılması, özellikle Türkiye’de yaşayan
Çerkeslerin
anavatanları ile Türkiye Cumhuriyeti arasında “çifte
vatandaş” statüsüne
kavuşmaları konusunda Kafkasya’daki cumhuriyet
yöneticilerinin
yürüttükleri çalışmalar ümit verici bir düzeye
ulaşmıştır.
Konu daha önce Rusya Federasyonu Parlamentosu’nda
görüşülmüş ve olumlu sonuçlar alınmıştır.
1991 Mayıs’ında, Nalçik’te kurulan Dünya Çerkes Birliği
örgütünün başkan
yardımcısı Mikitayev Abdullah, aynı zamanda Rusya
Federasyonu Devlet
Başkanı Boris Yeltsin’in yardımcısı ve Vatandaşlık
Komisyonu Başkanı’dır.
Moskova’daki kaynaklarımızdan aldığımız bir habere göre
Sayın Mikitayev
çok yakında muhtemelen Aralık-Ocak aylarında, Türkiye’de
yaşayan Çerkes soydaşlarının TC ile “çifte vatandaşlık”
konusunu görüşmek üzere resmi talepte bulunacaklarını
açıklamışlardır. Bu konuda yaptıkları
hazırlıkların tamamlama aşamasına geldiğini de
vurgulamışlardır.
Anavatana topraklarından koparılarak Anadolu’ya yerleşen
bizler hem orada hem burada derin kökler saldık. Bizler
için “çifte vatandaşlık” statüsünün tanınması büyük
mutluluk olacaktır.
Bu olayın gerçekleşmesi aynı zamanda Dünyadaki Çerkes
nüfusunun büyük bir bölümünü topraklarında barındıran,
Rusya Federasyonu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilişkileri
açısından da son derece olumlu gelişmeleri de
beraberinde getirecektir.
Öyle ki, Karadeniz Ekonomik İşbirliği anlaşmasının bile
sağlayamayacağı
ikili ekonomik ilişkilerin sağlanması. Yeni Dünya
Düzeni’nin bile sağlamakta güçlük çektiği, toplumlar
arası ilişkilerin, kültürel ilişkilerin ikili siyasi
ilişkilerin dostluk ve barış ilkeleri çerçevesinde
sağlanması söz konusu olabilecektir.
En önemlisi de devamı niteliğinde oldukları, Çarlık ve
Osmanlı
İmparatorluklarının Çerkes halkına 130 sene önce
uyguladıkları jenosit
hareketinin ve haksız uygulamalarının tamiri için bir
fırsat doğacaktır.
Umudumuz ve beklentimiz Türk tarafının yanlış anlamlar
çıkarmadan
anlayışla konuya yaklaşmasıdır.
Haydi hayırlısı!
¡
¡ ¡
Sonuçta ne mi oldu?
DÇB’nin girişimleri ile sözü edilen vatandaşlık
yasasının dokuz yıl yürürlükte kalması
sağlanabildi. Bu yasaya göre vatandaşlık kazananlar
çifte vatandaşlık haklarını korumakta ve
kullanmaktadırlar.
Ancak sözü edilen süre içerisinde Türkiye Çerkeslerinden,
tüm uyarılara
karşın, usulüne uygun vatandaşlık başvurusu olmadı.
Anlayamadığımız şey de, günümüzde, Abhazya
vatandaşlık hakkının sanal ortamda bile
önemsenmemesi, coşku uyandırmaması, üzerinde
tartışılmamasıdır… |
|
|
|
. |
|
. |
|
 |
|
. |
|
 |