MENÜ

 
 
 
 

www.circassiancanada.com         

11 Mart 2006 Rahmetli Osman Çelik’in üçüncü ölüm yıldönümü idi. Birleşik Kafkasya Derneği de üçüncü yılında bir anma toplantısı yaptı. Dilerim adına yaraşır şekilde anılmıştır.
..................
Marje'de anma günü ilanını görünce yine gerilere gittim. Osman Çelik’i Kafkasya Kültürel Dergi’sinden tanırdım. Benim Ankara’da olduğum dönemde Osman Bey Ankara dışındaydı. O Ankara’ya geldiğinde artık ben Ankaralı değildim. Dernek etkinliklerinde bir araya gelişler, Anavatandan gelen konuk yemeklerinde kısa görüşmeler, birbirimizi çok yakından tanımamıza yetmedi. Çerkes dili ile kültürü ile var olsun istediğinden hiç kuşku yok. Ancak herkes bilir ki sosyal konularda aynı şeyi amaçlamış olsalar bile, kişilerin, grupların, örgütlerin, stratejileri, taktikleri, farklı olabiliyor. Bizim de farklı idi. Üyesi olduğumuz örgütler de… Ancak onun görüşleri de netti benim de… Dolayısı ile birimizin söylediğini diğerinin anlamadığı konuma hiç düşmedik…
..................
Çoğu Kafkaslının, Osman Çelik’in romanlarını sevdiğini sanıyorum. Bense “İngiliz Belgelerinde Türkiye ve Kafkasya” adlıyla yayına hazırladığı belgeleri çok önemsiyorum. Özellikle de belgeleri daha iyi anlamaya yarayan, yada belgelerin damıtılmış özü diyebileceğimiz “İngiltere’nin Kafkasya Siyaseti” adlı uzun olmayan ancak anlamlı incelemesini…
..................
İnceleme ve belgeleri, Kafkasya için uzaktan bir şey yapılamayacağının, Kafkasyalının kaşı gözü için kimselerin bir şey yapmayacağının bir kanıtı olarak değerlendiriyorum. Ölümünün üçüncü yılında Osman Çelik’i rahmetle anıyor, günümüz Kafkasya olaylarını anlamak isteyenleri, olaylara ışık tutacak yapıtı, yeniden, yeniden okumaya çağırıyorum.
..................
Necdet Hatam.

.........

İNGİLTERE'NİN KAFKASYA SİYASETİ  -1
Osman ÇELİK

İngiliz Belgelerinde Türkiye ve Kafkasya,Osman Çelik, Ankara 1992, Sayfa 1-21

.........

.........

Türkler Kafkasya'da:

İstanbul, 1453 yılında Osmanlı Hükümdarı II. Mehmet tarafından fethedilmişti. Böylece, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının kontrolü Türklerin eline geçmişti. Ancak Kırım, Kafkasya ve Anadolu sahillerinde birçok kale, şehir İtalyanların elinde bulunuyordu. Cenevizliler, Kırım Hanlığı'na rağmen Kefe, Azak, Anapa, Taman, Kaplu gibi sahil şehirlerinde varlıklarını sürdürüyor, ticaret yapıyorlardı. Kırım Hanzadeleri arasındaki taht kavgalarından yararlanarak durumlarını koruyorlardı.

Taht için kardeşleriyle savaşan Mengli Geray, zor duruma düşünce, Kefe'deki Cenevizlilere sığındı. Ne var ki, yardım göreceğini ümit ederken, çok geçmeden esir durumuna düştüğünü anladı. Bunun üzerine, kale dışındaki adamlarını İstanbul'a gönderdi. Fatih Sultan Mehmet'ten yardım istedi.

Osmanlı Donanması, 1475 yaz aylarında Kefe önlerine geldi. Kaleyi kuşattı. Cenevizliler, kurtuluş ümidi görmeyince, şartlı teslim oldular.

Osmanlı Donanması, o yıl ve daha sonraki yıllar hareketini sürdürdü. Anapa, Taman, Kaplu ve Azak Kalelerini tek tek düşürdü. Kırım Hanlığı, Osmanlı himayesine alındı.

Kırım ve Kafkasya sahillerinde bulunan, ticari fonksiyonları büyük kale şehirleri Osmanlıların elinde bulunacak, bunların dışında kalan geniş alanlar Kırım Hanlığı'nın denetimi altında kalacaktı. Halkının çoğu göçebe olan Hanlık için, bu idari taksimat son derece uygundu.


Ortaya çıkan bu durum, Kabardey prenslerini rahatsız etmişti. Artan Tatar baskısı üzerine, Çar IV. İvan'dan yardım istemek durumunda kalmışlardı. Çar"ın bu davete uyarak, Terek Boylarına inmesi, daha büyük tepkiler doğurdu. Bir Osmanlı Ordusu, güneyden yürüyerek, Dağıstan ve Kabardey Bölgeleri'ni işgal etti. Terek Boyu'ndaki Kazak Koloni Merkezlerini dağıttı.

Böylece Kafkasya, Kırım ve Osmanlı hakimiyeti altına girdi, Stratejik mevkilerde Osmanlı Garnizonları bulunacaktı. Kırım Yarımadası, geniş bozkırlar ve Kuzey Kafkasya Hanlık tarafından yönetilecekti. Bundan sonra, Kafkasya’nın dış dünya ile olan ilişkileri, Kırım Hanlığı, özellikle Osmanlı Devleti vasıtasıyla olacaktı.


İngiltere'nin Akdeniz Ufkunda Görünmesi:

Türklerin İstanbul'u fethetmeleri, Karadeniz ve Akdeniz'e hakim olmaları Avrupa İle Asya arasındaki ticari ilişkileri kontrolleri altına almaları, dünyadaki siyasi hedef ve güç dengelerine değişik bir boyut kazandırmıştı. Avrupalılar, Uzak Doğu’ya gitmek için yeni çareler aramışlar; zorlu denemeler sonunda o güne kadar bilinmeyen yollar ve kıtalar keşfetmişlerdi.

Amerika'nın ve Afrika'nın güneyinden geçen deniz yolunun keşfi ile okyanusların ötesindeki bilinmeyen yerler, gün ışığına çıkmıştı.

Ancak, elde edilen bu yeni imkanlara rağmen, hiçbir Avrupalı Devlet, Akdeniz ve Orta Doğu ticaretinden vazgeçemezdi. Bunun için de Osmanlı Devleti'nin onayını almak ve O'nunla anlaşmak zorundaydı. Zira, Karadeniz'i ve Akdeniz'i birer içdeniz haline getiren Türklerin rızasını almadan buralarda ticaret yapmak mümkün değildi.

İlk adımı, Fransızlar attı. Osmanlı Hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan, Akdeniz Limanlarında ticaret yapmak için izin aldılar.

İngiltere, Fransa'nın elde ettiği bu imkanın ne demek olduğunu çabuk fark etmişti. Buna benzer imtiyazları, kendisi de almak istiyordu. Fakat dini duygularla Müslümanlara düşman olan Papa ve Hıristiyan Fanatikler, Avrupalıların Türklerle ilişki kurulmasına karşıydılar.

İngiliz Hükümeti, bu tür baskılara rağmen, 1575 yılında John Wright ve Joseph Cloments adında iki tüccarı İstanbul’a gönderdi. Polonya Yolu'yla Osmanlı Taht Merkezi'ne gelen İngilizler, bir yıldan fazla burada kaldılar. Türkleri tanımaya çalıştılar, ticari çıkarlarının ne olacağını araştırdılar.

Gelip gitmeler devam etti. İngiliz ve Osmanlı Hükümdarları arasında karşılıklı mektuplar getirilip götürüldü. William Harborne, Edward Osborne, Richard Staper adlarındaki İngiliz Elçileri, Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa'yı Padişah'ın hocası Saadettin Efendiyi ikna ettiler.
Nihayet, 1580 yılında Padişah III. Murat ile Kraliçe Elizabeth arasında yazılı bir ticaret antlaşması imzalandı. İngilizce ve Türkçe metinler, her iki arşivlerine girdi.

Bu antlaşmaya göre; İngiliz bayrağı taşıyan gemiler Osmanlı Ülkesi'nin bütün limanlarına girebilecek ve ticaret yapabileceklerdi.

İngiltere, sadece ticarî münasebetlerle yetinmedi. Bir tüccar olan ve Osmanlı Padişah'ından ticarî imtiyazlar koparan William Harborne'u, 1583 yılında daimi elçi olarak İstanbul’a gönderdi.

İlk ticari antlaşma, kısa süreliydi, iki ülkenin birbirini tanıması için bir deneme idi. Ancak, bunun arkası devam etti. 1580 -1799 yılları arasında geçen 219 yıllık zaman içinde, ticarî antlaşmalar on bir defa yenilendi.


İngiltere'nin Karadeniz Limanlarına Girmesi:

İngiltere, antlaşmalara dayanarak Akdeniz'de büyük ölçüde ticari faaliyette bulunuyordu. Büyük ihtimalle, İngiliz ticaret gemileri boğazlardan geçerek, Karadeniz'de de dolaşıyorlardı, İngiltere’nin Karadeniz ticaretinden ne kadar pay aldığını, buradaki ticari yoğunluğun ne ölçüde olduğunu bilmiyoruz. Ancak, siyasi gelişmeler İngiltere’nin Karadeniz'de de geniş ölçüde boy göstermesine neden olmuştur.

Bir zamanlar Moskova Prensliğinden ibaret olan Rusya, Osmanlı Devleti aleyhine gelişerek büyük bir devlet olmuştu. Türklerle Ruslar arasında, 25 yıl süren altı büyük savaş olmuş, iki devlet barışması mümkün olmayan zorlu cepheler oluşturmuşlardı.

Fransa ihtilâli, ardından Napoleon'un iktidar olması, Avrupa'daki siyasi hudutları değiştirmiş, güç dengelerini bozmuştu. Fransa, kuzeyden Rusya'yı, güneyden Osmanlı Devleti'ni tehdit eden bir unsur haline gelmişti.

Napoleon'un Mısır'ı işgal etmesi, Rusya ile Osmanlı Devleti'ni birbirine yaklaştırmıştı. 1798 yılında iki devlet arasında, dostluk ve ortak savunma antlaşması imzalandı.

Bu antlaşmanın bizi ilgilendiren en önemli maddesi, şu şekilde kaleme alınmıştı.
-"... Her iki devlet, Karadeniz'i kapalı bir deniz sayarlar. Hiçbir devletin (Rusya ve Osmanlı hariç) savaş ve ticaret gemileri Karadeniz'e giremez."

Fransa ile savaş halinde olan İngiltere, bu özel durumunu öne sürerek, Rusya ile Osmanlı Devleti arasında yapılan anlaşmaya katılmak istedi. Nitekim, müzakereler sonunda, ittifaka İngiltere'de dahil edildi. 5 Ocak 1709 tarihinde Osmanlı Padişahı III Selim ila İngiltere Kralı III. Jorj arasında bir antlaşma imzalandı

Anlaşmanın birinci maddesinde; "Rusya İmparatorluğuna anlaşma ile bağlı İngiltere Krallığı, Osmanlı - Rus anlaşmasına katılmıştır" denilmiştir.

Böylece, diğer Avrupa devletlerine kapatılan Karadeniz, bu şekilde İngiltere'ye tekrar açılmıştı. Sözde üçlü ittifakla, cephe güçlendirilmişti.


Barışa ve Dostluğa Rağmen Sürdürülen Düşmanlık:

Yukarıda ifade edildiği gibi, Fransız tehlikesine karşı İngiltere, Rusya ve Osmanlı Devleti ortak bir güç oluşturmuşlardı. Sözde dost olacaklar, her türlü tehlikeye karşı müşterek savunma yapacaklardı.

Ancak, Rusya ve İngiltere, dostluk perdesinin arkasında düşmanlıklarını sürdürdüler. Rusya, Karadağlıları ve Sırpları ayaklandırdı. Doğuda da Kral Heraklis ölünce, Gürcüstan'ı ilhak etti. Ardından, Balkan halklarını korumak bahanesiyle, 1806'da Romanya'ya girdi. Bir saldırı beklemeyen Osmanlı kaleleri tek tek düşürüldü. Kalelerde bulunan Müslüman halk, kanlı bir şekilde kılıçtan geçirildi.

Osmanlı Devleti, zor durumda olmasına rağmen; 3 Ocak 1807'de Rusya'ya savaş ilan etti. Başta İngiltere olmak üzere, savaşın nedenlerini birer nota ile bütün Avrupa devletlerine bildirdi.

İngiltere, üçlü paktın yıkılması, Osmanlı Devleti'nin Fransa'ya yönelmesi ihtimalini düşünerek, savaşı önlemek istedi. Bu maksatla Rusya'ya değil, Osmanlı Devleti'ne baskı yapmaya kalktı.

İngiltere’nin İstanbul’daki elçisi Lord Arbutnot, Osmanlı Devleti savaştan vazgeçmediği takdirde, İngiliz Donanması'nın işe müdahale edeceğini bildirdi.

Türk Hükümeti, İngiliz tehdidine aldırmadı. Bunun üzerine, İngiliz Donanması Çanakkale Boğazı'nı geçerek İstanbul önlerinde demir attı.

İstanbul halkı, galeyana gelmişti. Savunma için tedbirler alındı. Türk Hükümeti'de, İngiliz Donanması'nın, Marmara Denizi'ni derhal terk etmesini istedi. Aksi halde, karşı saldırının kaçınılmaz olacağını bir ultümatonla bildirdi.

İngiliz Donanması, başarının kolay olmayacağını anlamıştı. Hezimete uğramamak için, Marmara Denizi'nden çıktı. Ancak; bu defa Mısır'a, İskenderiye Limanı’na çıkarma yapmaya teşebbüs etti. İngiliz Deniz Piyadeleri, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa tarafından geri püskürtüldü.

İngiltere, büyük itibar kaybına uğramıştı Üstelik, Osmanlı Limanları'nda ticaret yapma hakkını da yitirmişti.

Rusya ile Fransa arasında bir yakınlaşmanın olduğunu sezen İngiltere, Osmanlı Devleti'ne karşı olan düşmanca tavrını değiştirdi. Barışa razı oldu. Yeni bir ortak savunma anlaşması imzaladı. Böylece, Karadeniz ticareti ile ilgili eski imtiyazlarını tekrar elde etti (5 Ocak 1809).

.........

.........

          

kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı

www.circassiancanada.com         

..