| |
| |
|
|
| |
| |
| |
|
 |
| |
| |
| |
| |
|
MENÜ |
|
|
| |
| |
| |
| |
|
|
www.circassiancanada.com
|
|
|
|
Sefer Ersin Berzeg’in aşağıda sunduğumuz yazısını ilk
okuduğumda da çok beğenmiştim. Özellikle ilk paragrafı,
Diasporadakilerin anavatan barışçıl yollarla
dönebileceği fırsatının doğduğunu vurgulayan ilk
paragrafı çok sevmiştim. Sevmiştim çünkü, grubumuzun
“Dönüşçü” olarak adlandırıldığı ilk günlerinden beri
seçtiğimiz politikayla, anavatana barışçıl yollarla
dönmek politikasıyla birebir çakışıyordu. Rejim ne
olursa olsun Anavatana barışçıl yollarla nasıl
dönülebileceğini arayıp durduk.
.......................
Yılların birikimi bu düşünce, hazırladığım ve büyük
ölçüde değişikliğe uğramadan 2003 genel kurulunda kabul
edilen DÇB ilkeleri taslağına da yansımıştı.
.......................
Лъэпкъхэр дунейм къыщытехьа япэрей махуэхэм шыш1эдзауэ и
лъэпкъым хуэпэж, абы иригушхуэ, лъэпкъыр
иригъэф1эк1уэным, игъэдэхэным хуэлажьэ лъэпкъыпсэ
хэкупсэхэр щы1эу къогъуэгурык1уэ. Абы дэщ1ыгъууи, я
лъэпкъ хура1э лъагъуныгъэм къыпкъырык1ыу, къызыхэк1а
лъэпкъым зи псэр хуэзыгъэт1ылъахэр зэрымымаш1эри
зымыц1ыху щы1экъым. Аращи, "лъэпкъ 1уэхугъуэхэм я
зэф1эхын къезыгъэжьар сэращ, дэращ" жьып1э хъунукъым
зэик1. Ауэ мэхъур лъэхъэнэ зэблэк1ыгъуэ, лъэпкъ насып
къэгъэзэгъуэ. Мис апхуэдэ лъэхъэнэхэм псэуа лъэпкъ
унафэш1хэр, лъэпкъым игъэсахэр, лъэпкъ гулъытэ зи1эхэр,
лъэпкъым шыш дэтхэнэ зы ц1ыхури насыпыф1эу къэббж хъунущ.
Насып къэгъэзэгъуэхэм лъэпкъым хуэблэжьым къыпэк1уэри
нэхъ нэрылъагъущ. Арами, я 1энат1эм, я къарум, я
щ1эныгъэм елъытауэ, гулъыту я1эм елъытауэ лъэпкъым
хуалэжьын хуейр хуэзымылэжьхэри шы1эхэш, ик1и ахэр
гъэмысапхъэхэщ. Тхыдэми игъэкъуаншэжынущ апхуэдэхэр. Дэ
зэй шэч къытетхьэркъым: ди лъэпкъыр щыракъухьа япэрей
махуэм щышщ1эдзауэ лъэпкъыпсэ хэкупсэхэр зыш1эхъуэпса,
зыхуэлэжьа, зылъыхъуа закъуэр, зыщ - иракъухьа и
лъэпкъыр зэхуишэсыжыныр, абы и ш1ыналъэ
егъэгъуэтыжьынуращ.
.......................
Halkların var olduğu ilk günlerden bu yana, halkına
sadık, halkını ileriye götürmek, güzelleştirmek çabası
içinde olan, halk severler, vatanseverler olageldi.
Bunun sonucu, halklarına olan sevgileri nedeni ile
halkları için can verenlerin sayısının az olmadığını da
bilmeyen yoktur. Dolayısı ile “ulusal sorunların
çözümü benimle, bizimle başlamıştır” denmemeli
hiçbir zaman. Ancak geçiş dönemleri, halkaların daha
şanslı olduğu dönemler. İşte böylesi şanslı dönemlerde
yaşayan halkın yöneticileri, aydınları, bilinçlileri,
dahası halkın her bir bireyinin şanslı sayılması
gerekir. Böylesi dönemlerde halk için yapılan
çalışmaların getirisi de daha göz önündedir. Yine de
kimileri yetkileri, güçleri, bilgileri, yetenekleri
ölçüsünde halkı için yapılması gerekeni yapmamakta,
kınanmayı hak etmektedirler. Ki böylelerini tarih de
kınayacaktır. Biz hiç kuşku duymuyoruz ki; Halkımızın
dağıtıldığı ilk günlerden başlamak üzere, halk
severlerin, vatanseverlerin özlemi, aradığı, uğruna çaba
gösterdiği tek şey “Dağıtılan halkını bir araya
getirmek, vatanını bulmasını sağlamaktır”
.......................
Yazıyı, seveceğiniz umuduyla, okuyanları öncelikler
konusunda düşündürür umuduyla bir kez daha yayımlıyor,
yazarını da kutluyoruz.
.......................
Necdet hatam |
|
......... |
|
KAFKASYA ÇOCUKLARINI ÇAĞIRIYOR
Sefer Ersin Berzeg
Kafkasya Gerçeği Sayı:6, Ekim 1991, Sayfa: 1,2,3 |
 |
|
......... |
|
......... |
|
Sovyetler Birliği'ndeki
sistemin çöküşü, ekonomik ve etnik birçok sorunla
birlikte, biz Kafkas sürgünlerinin çocuklarına üç
nesilden beri umutla beklediğimiz, birçoklarımızın
uğruna öldüğü bir fırsatı da birlikte getiriyor.
İnsanlarımız, atalarımızın kavuşabilmek için canlarını
verdikleri ata topraklarına barışçı yollardan geri dönme
olanağını kazanıyorlar. Üstelik yüz yıldan fazla bir
süredir dünyanın dört bucağında yok olup giden
göçmenlerimiz kadar, kendi vatanlarında küçük azınlıklar
haline getirilmiş olan Kafkasya'daki soydaşlarımızın da
bu dönüşe ve sürgündeki soydaşlarıyla buluşup
bütünleşmeye ihtiyaçları var.
Sürgünlerle boşaltılıp kolonize edilen eski geniş Çerkes
ülkesinin ortasında küçük bir ada halinde kalan Adigey
Özerk Yöresi'nde yaşayan kardeşlerimiz bugünlerde egemen
bir cumhuriyet haline geldiler. Fakat yüz yıldır süren
savaş ve sürgünlerin bir sonucu olarak kendi
başkentlerinde bile çoğunluğu oluşturamıyorlar. Bu durum
ülkelerinin bir “Çerkes toprağı” olmasını engelleyemese
de onlar için esaslı bir dezavantaj oluşturuyor. Ve
düşününüz ki bugün Anadolu 'da sadece Samsun ve Çorum
illerinde bile Adigey Cumhuriyeti’nde bulunandan daha
fazla Adigey kökenli yurttaşımız yaşıyor.
Karadeniz kıyılarında, büyük Çerkes sürgününden nasılsa
kurtulabilmiş olan küçük Shapsugh topluluğu, orada hiç
değilse ulusal bir yöre oluşturmak ve sonra da diğer
kardeşleriyle birleşebilmek için takdire değer bir
mücadele veriyor. Sayıları on beş bini geçmiyor bu
kardeşlerimizin. Düşününüz ki Anadolu' da, Samsun' un
Çarşamba-Terme yöresinde yaşayan Adigelerden sadece
Shapsugh kökenli olanlar bile sayıca onlardan daha çoktur.
Abhazya Cumhuriyeti'ne musallat olan Gürcü şovenizmi,
cumhuriyete adını veren ama kendi ülkesinde azınlıkta
bırakılmış olan Abhaz kardeşlerimizi bütünüyle dünyadan
silmeye uğraşıyor. Yörede yaşayan tüm Abhazların sayısı
yüz binden çok fazla değil. Buna karşılık Anadolu'da
yaşayan Abhaz yurttaşlarımızın sayısı bunun birkaç
katıdır. Gürcü şovenizmi bununla da kalmıyor, Rus
istilasına kadar tek bir Gürcü'nün ayak basmadığı Güney
Osetya'nın, hatta Soçi yöresindeki Çerkes (Wubıh)
topraklarının da Gürcü’lere ait bulunduğunu iddiaya
kalkıyor. Bilindiği gibi Çarlık Rusya'sına karşı
Kafkasya’nın bağımsızlığı için en inatçı savaşları
yürütmüş olan Wubıhların torunları da bugün bütünüyle
Türkiye'mizde yaşıyorlar.
Tüm bu durumların nedeni, Çerkes topraklarının yüz
yıldan fazla süren savaş ve sürgünler sonucunda
sahipleri olan Çerkes halklarından “temizlenmiş”
oluşudur. Ancak bu noktada tarihi bir gerçek daha ortaya
çıkıyor. O topraklar, bazılarının sandığı gibi sahipsiz
değildir. Kafkasya dışında büyük çoğunluğu Türkiye'mizde
ve Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmak üzere bu
topraklardan asla vazgeçmemiş, kökleri, duyguları ve
akrabalık bağlarıyla o topraklara bağlı önemli bir
Çerkes kitlesi yaşıyor. Düşmanlarının yüz yıllık yoğun
propagandalarına karşın yok edemedikleri bir gerçek daha
var: Bu insanların babaları ve dedelerinden hiçbiri o
cennet ülkelerini “kendi istekleriyle” ve geri dönmemek
üzere terk etmemişlerdi. Zaten bu yüzdendir ki yüz
yıldır Kafkas sınırlarında oluşan her savaşta onların on
binlercesi, Kafkasya'dan getirdikleri silahları
ellerinde olarak oraya ulaşmak isterken can verdiler.
Bizler bir dünya cenneti olan Kafkasya topraklarının
değerini herkesten iyi biliyoruz. Çünkü o topraklar
bizim yurdumuzdur!
Ve bugün yurdumuzda bulunan Adigey, Abhaz, Oset,
Karaçay-Çerkes, Kabardey-Balkar, Çeçen-İnguş ve Dağıstan
cumhuriyetlerinin parlamentoları, daha önce sürgünler ve
çeşitli politik nedenlerle yurtlarını terk etmek zorunda
kalmış olan insanlarımızın ve onların çocuklarının
yurtlarına dönebileceklerini belirten resmi kararlar
alıyorlar. Bu, zalim Çarlar ve onların izleyicileri
tarafından yurtlarından sürülen ve oraya dönebilmek için
sayısız cephede kılıcı elinde can veren atalarımızın
düşlerimi görmeyi bile umut edemedikleri tarihi bir
gelişmedir.
İnsanlık ve tarihi gerçekler bugün bizden yanadır.
Kafkasya bizleri çağırıyor.
Zaman gelmiştir!
Sizler! Yüz yıldır Uzunyayla bozkırında, Samsun'un,
Sinop'un, Tokat ya da Maraş'ın bazıları bir mezarlıktan
ibaret kalmış küçük göçmen köylerinde, bire beş vermeyen
küçük tarlalarının başında ömür tüketen kardeşlerimiz!
Vaktiyle dedelerimizin temiz ve vefalı kanlarıyla
suladığı verimli Kafkas ovalarının bugün sizlere olan
özlemi, belki sizin ona duyduğunuz özlemden daha
güçlüdür. Orada sizi ve dilinizi anlayacak insanlar,
soydaşlarınız, akrabalarınız sizleri bekliyorlar.
Bugünlerde Adigey'de ve Abhazya' da ev yaptıran
insanlarımız, bir ev de “sürgünden geri dönecek
kardeşleri için” yaptırıyorlar. Sanki daha dün oradan
ayrılmışsınız gibi içtenlikle kollarını açmış sizleri
bekliyorlar.
Artık yurdunuza dönün!
Sizler, Suriye' de yaşayan kardeşlerimiz! Yurdunuzu
kaybettiğiniz günlerden Golan Tepeleri'nde, Dürzi
dağlarında ve Filistin çöllerinde kimler için ölmediniz?
Bugün elinizde kalan nedir? Bu ülkenin bu güne kadar
sizlere veremediği mutluluğu bundan sonra çocuklarınıza
vereceğine inanabiliyor musunuz? Sizler hiç değilse
ulusal kişiliğinizi ve onurunuzu koruyarak bugünlere
gelebildiniz. Çocuklarınızın bu şansı da olmayacak.
Yurdunuza dönün!
İsrail'deki iki köyde yaşayan kardeşlerimiz! Bugün belki
fazla bir sorununuz yok. Hatta diğer Arap ülkelerindeki
kardeşlerinize karşı bir propaganda olarak sizlere sera
bitkileri gibi özel bir özen bile gösteriliyor. Ama bu
nereye kadar böyle gidebilir Bir düşmanlık dünyasının
ortasında yaşayan bu küçük ülkede, başka bir gezegenden
gelmişçesine ne zamana kadar yaşayabilirsiniz? Tüm
geçmişiniz ve akrabalarınız gibi geleceğinizde, yüz
yıldır sizlere özlem duyan ata topraklarınızdadır.
Dünyanın dört bucağından akarak, iki bin yıl önce terk
ettikleri Filistin topraklarında toplanan ve yeniden bir
millet olan Yahudileri örnek alın. Yurdunuza dönün!
Ürdünlü Çerkesler! Amman'da, Süveyleh'de, Zarka'da
gördüğüm Adıge ve Çeçen kardeşlerimiz! Oradaki, tenleri
Arap göklerinin güneşi ve rüzgârıyla kararmaya başlamış,
ama gözleri hala Kafkas göklerinin ve ormanlarının
rengini taşıyan çocuklarımızı, Nart' ları, Anzor' ları,
Dinemyis' leri alın ve götürün yurtlarına. Oralarda
onlar için bir gelecek yoktur. Kafkasya' da her şeye
karşın “bu toprak benim yurdumdur” diyebilecek ve yeni
bir güç kazanacaksınız. Yüz yıldır çocuklarını bekleyen
ıssız Kafkas toprakları da sizlerle güçlenecektir.
Yurdunuza dönün!
Sen! Çatırdamaya ve parçalanmaya başlamış Yugoslavya'
da, bir yığın yabancı kültürün ve kendisini
ilgilendirmeyen kavgaların ortasında kalmış olan Adige
delikanlısı! Sen orada neyi bekliyorsun? Zalim Çarların
yakıp yağmaladığı Kafkasya'dan oraya sığınan atalarına
bir üvey anne bile olmayan o topraklar, bu saatten sonra
sana ve çocuklarına ne verebilir? Sömürgecilerin yıllar
boyu sana kapattığı ata yurdunun kapıları bugün
açılmıştır. Açılmasa da zorla onları. Atalarını yok eden
acımasız savaşlardan ve sürgünlerden neyin kaldıysa
topla. Toparlan ve yurduna dön! Bugün onun sana olan
ihtiyacından çok, senin ve çocuklarının gerçek bir yurda
ihtiyacınız var.
Son otuz yıldır Almanya, Avusturya, Hollanda ve benzeri
ülkelerin fabrikalarında, madenlerinde ekmek parası için
ter döken, ya da iş bulamayıp o ülkelerin “işsizlik
sadakası” ile geçinmeye çalışan kardeşlerimiz. Sizler de
binlerce kişisiniz. Belki farkında değilsiniz ama yalnız
bulunduğunuz o ülkelerde değil, pasaportunu taşıdığınız
ve çıkıp geldiğiniz ülkelerde de birer “yabancı”sınız.
Bu köksüz yaşamınız ne zamana kadar sürecek? Daha da
önemlisi, bunca değişik kültür arasında ne olduğunu
şaşıran çocuklarınızın geleceği nasıl olacak. Beklemenin
artık anlamı yok. Onları alın ve ata yurtlarına götürün.
Ve nihayet sizler, Anadolu'dan Mısır'a, Balkanlar'dan
Avrupa ve Amerika ülkelerine kadar, yaşayıp öldüğümüz
tüm yabancı topraklarda bıraktığımız sahipsiz göçmen
mezarlarında yatan atalarımız! Bizleri en iyi sizler
anlarsınız. Uğruna yaşayıp öldüğünüz ve bizlere
bıraktığınız o vazgeçilmez rüyayı, Kafkasya'ya geri
dönme ve orada bütünleşme gayenizi gerçekleştirmeye
çalışan torunlarınızı, sizleri yabancı topraklarda
bırakıp gittikleri için kınamayacağınızı çok iyi
biliyorum. Çünkü sizler bizden de iyi biliyorsunuz ki
orada, Karadeniz'in doğu kıyılarında uzanan öz
topraklarımızda da ortak atalarımızın taşı bile kalmamış
milyonlarca, milyonlarca mezarları var. Zaten o mezarlar
değil midir ki, yüz yıldan beri hepimizin içinde birer
fener gibi yanıp sönüyor, bizleri geri dönmeye ve o
toprakları sahiplenmeye çağırıyorlar.
Sizler, bizler ve tüm kardeşlerimiz ancak o topraklarda
bir araya gelebiliriz.
Kafkasya bizim ata yurdumuz, bin yılların ötesine uzanan
ortak geçmişimiz ve tek geleceğimizdir. Bugünkü durumda
insanlarımızın onun dışında bir geleceği olmayacağı da
ortadadır. |
|
......... |
|
......... |
|
 |
|
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf
dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf
dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı
kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf
dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi
kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi
kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı
|
|
|
|
|
|
www.circassiancanada.com
|
|
.. |