MENÜ

 
 
 
 

www.circassiancanada.com         

T.C.’nin temeli Lozan Antlaşması’nın, kendi anadillerinde eğitim görme, okul açma, yayım yapma vb. hakların T.C. vatandaşlarından sadece Müslüman olmayanlara bir ayrıcalık olarak verildiği yanlış sanısı yaygındır. Halbuki bir süre önce CC sitemizde de yayımlanan bir yazıda da belirtildiği gibi Lozan’a göre her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının istediği dili kullanma, yazı yazma, yayın yapma, bu dille eğitim veren okullar açma hakkı var. Ekte sunduğumuz antlaşma maddelerinde de çok açık olarak görüleceği gibi antlaşma, diğer TC vatandaşlarının sahip olduğu hakları Müslüman olmayan halklara da vermekte, bu hakların Müslüman olmayan halklardan da esirgenmediği vurgulanmaktadır.
................
Daha ilginci bölümün ilk maddesi TC’nin çıkaracağı hiçbir yasanın, yönetmeliğin, Lozan Atlaşması ile verilmiş olan bu hakları kaldıramayacağını, kısıtlayamayacağının altı çizilmektedir.
................
Acıdır ki bu yanlış anlama ve bu yanlış anlaşmanın yaygınlaşmasına son yılların en tutarlı insan hakları savunucusu Sayın Baskın Oran Hocamız da dahil TC vatandaşı hemen her düşünür, politikacı katkıda bulunmuştur.
................
Buna karşın çok genç yaşta kaybettiğimiz sevgili Sönmez Baykan’ın , Marje dergisini Türkçe ve Çerkesce yayımlama konusundaki kararlılığı, mücadelesi ve başarısı, Sönmez’in, Lozan  Antlaşmasını doğru yorumladığının kanıtı olarak değerlendirmeli diye  düşünüyorum.
................
Sönmez’in Marje’nin yayımlanma aşamasını anlattığı yazısının,  daha önce okumuş olanlara bir kez daha o günleri anımsatacağını, o günlerden bu güne kendilerine ilişkin değerlendirme yapmaları gereğini duyumsatacağını ve  genç arkadaşlara da hiçbir şeyin kolay elde edilmediğini anlamalarına bir nebze olsun katkıda bulunabileceğini umuyorum.
................
Sevgili Sönmez’i de rahmetle anıyorum.
.................
Necdet Hatam
21 02 2007  Maykop

.........

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NDAN MARJE DERGİSİNE
Sönmez Baykan
Marje Dergisi

.........

.........

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI
KESİM III
AZINLIKLARIN KORUNMASI


MADDE 37

Türkiye, 38. Maddeden 44. Maddeye kadar olan Maddelerin kapsadığı hükümlerin temel yasalar olarak tanınmasını ve hiçbir kanunun, hiçbir yönetmeliğin (tüzüğün) ve hiçbir resmi işlemin bu hükümlere aykırı yada bunlarla çelişir olmamasını ve hiçbir kanun, hiçbir yönetmelik (tüzük) ve hiçbir resmi işlemin söz konusu hükümlerden üstün sayılamamasını yükümlenir.

MADDE 39
(…)
Herhangi bir Türk uyruğunun, gerek özel, gerekse ticaret ilişkilerinde din, basın yada her çeşit yayın konularıyla açık toplantılarında, dilediği bir dili kullanmasına karşı hiçbir kısıtlama konulamayacaktır.  (Çok açık olarak görüldüğü gibi istediği dili kullanma hakkı her bir TC vatandaşına tanınmaktadır.)

Devletin resmi dili bulunmasına rağmen, Türkçe’den başka bir dil konuşan Türk uyruklarına, mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri bakımından uygun düşen kolaylıklar sağlanacaktır.

MADDE 40
Müslüman olmayan azınlıklara mensup Türk uyrukları, hem hukuk bakımından hem de uygulamada, öteki Türk uyrukları ile aynı işlemlerden ve aynı güvencelerden (garantilerden) yararlanacaklardır.  (Yine çok açık olduğu gibi Müslüman olmayanlara bir ayrıcalık tanınmıyor onların mağdur edilmeyecekleri güvencesi veriliyor.) Özellikle giderlerini kendileri ödemek üzere, her türlü hayır kurumlarıyla, dinsel ve sosyal kurumlar, her türlü okular ve buna benzer öğretim ve eğitim kurumları kurmak, yönetmek ve denetlemek ve buralarda kendi dillerini serbestçe kullanmak ve dinsel ayinlerini serbestçe yapmak konularında eşit hakka sahip olacaklardır.

Peki Müslüman olmayan Türk Vatandaşları ile Müslüman Türk vatandaşları arsında bu haklar açısından hiç mi fark yok Lozan’a göre. Fark var ve bu far da 44. maddede ifade edilmiş. Müslüman olmayan Türk vatandaşlarına Birleşmiş Milletler güvencesi getirilmiş. Şöyle:

MADDE 44
Türkiye, bu kesimin bundan önceki maddelerindeki hükümlerin, Türkiye’nin Müslüman olmayan azınlıkları ile ilgili olduğu ölçüde, uluslar arsı nitelikte yükümler meydana getirmelerini ve Milletler Cemiyeti’nin güvencesi (garantisi) altına konulmalarını kabul eder. Bu hükümler Milletler Cemiyeti Meclisi’nin çoğunluğunca uygun bulunmadıkça, değiştirilemeyecektir. İngiliz İmparatorluğu, Fransa İtalya ve Japon Hükümetleri, Milletler Cemiyeti Meclisi’nin çoğunluğunca razı olunacak herhangi bir değişikliği reddetmemeyi, iş bu antlaşma uyarınca kabul ederler
(…)


Marje Trophy

Alaca bir gecenin şafağında
Uykusuz mahmur gözlerimizle
Düşünüyorsak hala ne yapacağımızı
Hala soru işaretleri varsa kafamızda
Yoksulluktur bizimkisi
Düşün yoksulluğudur.
Aradan bunca yıl geçmesine rağmen
Sayıyorsak hala yerimizde
Aşamamışsak dağları
Atamamışsak yüreğimizdeki şüpheleri
Korkudur bizimkisi
Can korkusudur…


Her yayın organının bir oluşum safhası vardır. Doğum sancısına benzer. Bu önce düşünsel anlamda yavaş, yavaş hazırlanmak, gerekli finansmanı sağlamak, yazar çizer kadrosunu oluşturmak, dizgi ve matbaa sorunlarını çözmek, yasal izinleri almak. Bu sancının ağır bir sürecidir. Marje’de benzer ama ilginç bir süreçten geçti.

Biliyorsunuz değerli okuyucular, Marje’nin çekirdek kadrosu şu anda yayın hayatına ara veren bir derginin elemanlarından oluşuyor. Daha Marje’nin ilk sayısında genişlemeye başlayan bu kadro, 8 ay önce ilgili tüm şahıslara ve kurumlara çıkarttıkları derginin halkımızın ihtiyaçlarına cevap veremediğini, ekonomik anlamda tıkandığını, yeterli kadro anlamında problemleri olduğunu, dergi sahibi kuruluşun bağlı olduğu yasalar gereği yazılması gereken her şeyin yazılamadığını, bir tıkanmanın söz konusu olduğunu, ayrıntılı raporlarla defalarca anlattı. Çözümü de koyuyordu bu raporlar. Çözüm özetle profesyonel dergi, profesyonel kadro ve bağımsız bir yapıydı.

Sonuç ve tepkiler şaşırtıcıydı. Her kafadan farklı bir ses çıkıyordu. Öneriler tasvip görüyor ama ısrarla o anki statünün korunması için muhafazakar bir tepki gösteriliyordu. Herkes yapı korunsun, dergi yayın hayatına devam etsin diyordu. Diyordu ama hiç kimse (birkaç değerli insan hariç, Muhittin Ünal Bey, Dr. Necdet Hatam Bey, Harun Fidanoğlu Bey ve Dr. Batıray Özbek Bey gibi) gerekli çabayı, gerekli destek ve ilgiyi göstermiyordu. En son İstanbul’daki dernekler arası toplantıda bu konu gündeme geldiğinde, bir arkadaşımız şöyle tepki gösteriyordu.

- Ha bire soruyorlar, dergiyi ne yapacağız diye. Alın ne yaparsanız yapın.

İşte o an belki de Marje’nin kesin doğum sancılarının başladığı andı. Önce bu çekirdek kadro, sorumluluk sahibi olduğu derginin abone döneminin son sayısını da, kişisel çaba ve olanakları ile çıkararak görev dönemini tamamladı. Sonra büyük bir hızla çalışmalara başladı. Önce bir isim bulunmalıydı. Bütün Kuzey Kafkasya otantik halklarının benimseyebileceği bir isim olmalıydı, bir anlam ifade etmeliydi, bir mesaj taşımalıydı, bir hareketi, dinamizmi anlatabilmeliydi.

Ve sonunda hemen, hemen bütün Kuzey Kafkasya otantik halklarınca ortaklaşa kullanılan ve aynı anlamları ifade eden yukarıdaki özelliklere uygun olarak Marje isminde karar kılındı. Ve Çerkes halkından birilerinin ilk profesyonel yayın girişimi olan Marje’nin yayın hayatına geçmek için çalışmalarına başladığı resmen açıklandı.

Önce tepkiler, daha doğrusu tepkisizlikler şaşırtıcıydı. Ama çalışmalar inatla devam ediyor, gerekli finansman kaynakları araştırılıyor, profesyonelliğe aday genç bir kadro oluşturuluyor, prototipler, logolar, yazılar hazırlanıyor, dizgi ve matbaa bağlantıları yapılıyordu. Yavaş, yavaş önce yurt dışından olmak üzere destek ve başarı mesajları gelmeye başlıyordu. Sıra resmi müracaatlara gelmişti. Marje’nin yazı işleri müdürü Av. Mustafa Aziz Özbek, başkanlığında tüm yasa ve hukuk kurallarına uygun bir biçimde, hazırlıklar tamamlandı. İlgili makamlara sunulmak üzere tüm evraklar tamamlandı ve dilekçe, derginin yayın merkezi olacak olan Başkent Ankara’nın en büyük mülki amiri sıfatıyla Ankara Valiliği’ne sunuldu.

Dilekçe işleme konulup Ankara Emniyet müdürlüğü’ne havale edildi. Evrak girişleri yapıldıktan sonra, Ankara Emniyet Sarayı’ndan Güvenlik Şube Müdürlüğü Kalemi’ne çıkan dosya, daha ilk incelemesinde tepki almaya başladı.

- Derginin ismi ne, sahibi kim?
- Marje, efendim,.
- Ne biçim isim bu Kürtçe mi?
- Hayır efendim, Çerkesce. Dosyayı incelerseniz gerekli tüm bilgiler var.
- Ne demek Çerkesce, siz de mi bölücülüğe başladınız?
- Bölücülükle alakası yok efendim.
- Ne demek bölücülükle alakası yok, hangi dilde yayınlayacaksınız bu dergiyi?
- Türkçe-Çerkesce…
- Bölücülükle alakası yoksa niye Çerkesce yayınlayacaksınız?
- Bölücülükle alakası yok efendim, bu bizim yasal tasarrufumuz, öyle yayınlamak istiyoruz.
- Anlamı ne Marje’nin?
- Marje efendim, Marje, haydi anlamına gelir.
- Ben buna bir şey diyemem, yetkililerle görüşürün.
- Tabii, yetkililer kimlerse onlarla görüşelim efendim.

Üst düzey bir yetkilinin odası…

-Nedir bu efendim?
-Çerkesce bir derginin yayını konusunda müracaatta bulunuyor arkadaşlar.
-Yahu siz de mi? Neyinize yetmiyor Türkçe?
-Efendim dergi çıkartmak için biz izin istemiyoruz. Bakınız, Basın Kanunu'nun 8 ve 9 uncu maddelerine göre Mevkute çıkarılması izne bağlı değildir... Ancak mevkutenin çıkarılacağı yerin en büyük mülki amirine gerekli evrak ve bilgi verilir der.. Biz de gerekli evrak ile beraber bilgi için müracaatta bulunuyoruz. Siz de bunun karşılığında bize bir alındı belgesi vermekle yükümlüsünüz.

Odadaki diğer bir görevli.

- Çıkartamazsınız efendim, toplatırız. Ver bakalım basacağınız matbaanın ismini.
- Yasaya göre matbaanın ismini verme zorunluluğum yok. Ama buyurun siz toplatın.

Üst düzey yetkili:

- Uzatmayın, buyurun beyefendi, biz yetkili değiliz, sizi müdür beyle görüştürelim.

Koridor.

Odadaki aynı görevli…

- Bak arkadaş dergiyi basamazsın, toplatırız, sizi de tutuklarız.
- Buyurun arkadaş, dergiyi toplatın bizi de tutuklayın.
- Ne demek o?
- Şu demek... Şu anda dergiyi 3.000 adet basacağız, dergiyi toplatın 30.000 adet basalım.
- Bak arkadaş, gel buraya…

Kenarda bir yer, bir iki görevli daha…

- Bak kardeşim, bu arkadaş Çerkes. Burada görevli falanca arkadaşın annesi Çerkes, filanca arkadaşın da babaannesi Çerkes.
- Pardon?

Kısa bir bakışma ve sessizlik…

- Sizin buradaki göreviniz ne, öğrenebilir miyim?
- Memurum.
- Yetkili misiniz?
- Hayır.
- Müdür bey mi yetkili?
- Evet…
- O zaman müdür beyle görüşelim.

Müdür Bey’in odası, diğer üst düzey görevliyle beraber…

- Efendim arkadaşlar, Çerkesce bir dergi konusunda müracaatta bulunuyorlar.

Son derece nazik ama mesafeli bir tavır.

- Buyurun.
- Efendim, biz basın kanununun 8.9. maddesi ile ilgili hükümleri gereğince bir müracaatta bulunuyoruz.
- Dosyanız tamam mı?
- Tamam efendim.
- İyi bırakın o zaman.
- Efendim, bunun karşılığında bir alındı belgesi istiyoruz.
- İnceleyeceğiz efendim, siz dosyayı bırakın.
- Efendim yasaya göre…
- Siz dosyayı bırakın beyefendi. Biz size haber vereceğiz.

Bir hafta sonra müdür beyin odası…

- Efendim bizim bir dosyamız vardı, akıbetini öğrenmek istiyoruz.
- İnceliyoruz efendim.
- Biz dosyamızı geri almak istiyoruz efendim.
- Niye, vaz mı geçtiniz?
- Hayır efendim. Noter aracılığıyla göndermek istiyoruz da. Yasaya göre böyle bir hakkımız var.
- Birkaç gün bekleyiniz beyefendi. Cevap vereceğiz.
- Efendim hazırladığımız ilk tanıtım sayısındaki haber ve röportajlar güncelliğini kaybediyor. Bir de bunun emek ve maliyet açısından diğer bir portresi var. Alındı belgesini almak istiyoruz. Siz de vermekle mükellefsiniz.
- Vermeyeceğiz de demiyoruz ki.
- Ama vereceğiz de demiyorsunuz.
- Bizim de sorumlu olduğumuz yerler var değil mi, sormak zorundayız efenim Bir süre daha bekleyiniz efendim.
- Hangi makamlar efendim, onlarla görüşelim.
- Biz size haber veririz.
- Israr etmek durumundayım beyefendi.
- Dosyanız valilikte, bakanlığın görüşü alınacak.

Ertesi gün… Dosya valilikte yok, Emniyet'te de Marje ile ilgili elimizde bir evrak da yok, sinirli bir bekleyiş ve temas trafiği başlıyor. Merkez büro sorumlumuz Özlem Aktaş, Ankara Valisi’ne ulaşmak için yoğun bir çaba sarf ediyor. Vali Bey yerinde değiller. Vali yardımcısı ile görüşüyor, bu konuya başka bir vali muavininin baktığını söylüyor. Onunla temas kuruyoruz, göreve yeni geldiğini, birkaç gün sonra aramamızı söylüyor. Tekrar gergin bir bekleyiş. Basın toplantısı yapmaya karar veriyoruz, bunu ilgililere de bildiriyoruz. Tekrar bir koşturmaca başlıyor. Dosyamız bulunuyor. İçişleri Bakanlığı’nın oluru ile ve Ankara Valiliği’nin onayı ile aşağıdaki belgeyi alıyoruz. Artık Marje resmi olarak yayın hayatında. Belki de muhaceret tarihimizde önemli bir belge olarak yerini alacak olan aşağıdaki kağıt, Marje’nin doğum belgesi…

Uzun yıllar devam etmesini dilediğimiz Marje Trophy’nin ilk etabı böylece tamamlanıyor.


T.C.
Ankara Valiliği
Emniyet Müdürlüğü

SAYI: B.05.1.EGM.4.06.00.12 21  4 92
BS/Y: 1794  2683
KONU Marje Dergisi

Alındı Belgesi

Yayının Adı: Marje Dergisi
Türü: Dergi
Yayın Şekli: Siyasi Aylık Türkçe-Çerkesce
İmtiyaz Sahibi: Sönmez Baykan
Yayın İdare Adresi: Yeşilırmak sokak 12/48 Maltepe

İş bu alındı belgesi  adı geçen yayın imtiyaz sahibinin 14/04/1992 tarihli beyannamesine istinaden, 13.11.1983 tarih ve 2950 sayılı tamimle değiştirilmiş 5680 sayılı  Basın Kanununun 9. maddesi gereğince verilmiştir..

Nizamettin Güven
Vali Yardımcısı

.........

.........

          

kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı  kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı kafdagi kafdağı kaf dagi kaf dağı

www.circassiancanada.com         

..