|
“Bir Gün Gelir...” Hapae’nin
ilk gençlik yıllarında yazdığı şiirlere verdiği addı.
Bir bölümü “Yamçı” da yayımlanmıştı.
“Yamçı”nın eski sayılarını
karıştırıyorum. Aralık 1975 Sayı 2’de bu başlık altında
Hapae Erhan; Yismel Özdemir, Bézrıque Kemalettin ve
Kerden Duriye’nin şiirlerini buluyor, okuyor ve yeniden
o günleri yaşıyorum. Daha önce okumamış olanlar okur,
okumuş olanlar da anımsar, o günleri yaniden yaşar
düşüncesi ile şiirleri sunuyorum. Bu arkadaşlarımızın,
yazmıyorlarsa eğer yeniden şiir yazmalarını,
yazıyorlarsa şiirlerinden bizleri yoksun bırakmamalarını
diliyorum:
Hapae
Erhan
GURBETÇİLER
biz ki en büyük gurbetçiyiz
yazımızı böyle yazmış ulu
Tanrı
biz ki çok uzaklarda
çok
yakınlarda
bir şeylere hasretiz.
biz Çerkes'iz.
bölmüş saadetimizi çizgileri
yurtların
biz Çerkesler ayrı ayrı
kalmışız
pirene dağlarında susmuş
mitralyöz
gökte kuşların kardeşliği
yerde kurtların.
biz ki en büyük gurbetçiyiz
yazımızı böyle yazmış ulu
Tanrı.
biz uyumuş kalmışız, Rahat,
emin.
“Bitsin gayrı” deyip
ayrılıklara
Çağrısına uysak artık
memleketin
Yismel
Özdemir
Yeryüzünde
Yiğitçe, yüreklice
Ulusal direnişler var...
İra, Frelimo, hele,
Hele kardeş halkımız Basklar
Bencillik değildir
Hiç de fantezi değil,
Büyük bir ülkü için
Kişiler var,
Kadınlar, çocuklar,
kızlar...
Erkekler var,
Büyük bir ülkü için
Kendi yaşamından
Vaz-ge-çe-cek
K a d a r.......
Ulus’um
Uyutulman
Kendi yazgın değildir.
Vakit çabuk geçiyor
Köprülerin altından
Çok sular akar,
Kendiliğinden uyanana
kadar...
Uyan, aç gözlerini
Nereye vardı, bak uluslar...
Evet,
Duygulanmak değildir
Hele hiç de fantezi değil,
Sahip olmak
Halkın haklarına.
Ulus’um,
Uyan,
Çağıdır uyanmanın
Çağıdır
Ezilen halkların,
Eriyip bitmemeye
Çok az zamanın var...
Bezereko Kemalettin
ELLER
Ellere bağlandı
Secgin
Hayalin, düşüncen.
Senden çalındı gündüz ve
gecen.
Hep eller konuştu senin
yerine
Yabancılaştın kendi öz
diline.
Hep sen yürüdün yalınayak
Elleri zirveye çıkarttın
Sırtında taşıyarak.
Eller komut verdi, sağa sola
döndün
Yürüdün, koştun...
Eller marş söyledi
Sen coştun.
Sen ağladın
Elleri güldürdün.
Elleri yaşatmak için sen
öldün.
Daha ne kadar sürer ellere
bağlılık?
Daha ne kadar çekilir elden
aşağılık?
Karden
Duriye
Çerkes'in
Çerkesliğe dönüşü,
Gittikçe büyüyüşüdür bu
Ekinlerin...
Gözler daha keskin
Ve
Görüntü
Çok net bu kez.
Bu meydan bizim,
Bu oyun bizden olmalı.
Ve
Sesimiz
Alabildiğine uzanmalı.
Bu kez
Konuşmalıyız.
Günüdür yazmalı
Bağırmalı
Anlatmalıyız.
Gülüyor güneşe
Çocuklarımız
Güneş de
Çocuklarımıza
Umut
Sivri
Ve keskin
Öfke
Yönlü
Derin
Girişmeliyiz biyol. |