|
Toplantının
özeti
Değerli Hemşerilerimiz,
Bizler CircassianCanada katılımcıları olarak, Adana Kafkas Kültür Derneği'mizin ev sahipliği ve sitemizin değerli katılımcıları ile
yapılan ilk “CircassianCanada Katılımcıları Tanışma Toplantısı”
ile ilgili kısa bir özeti bilgilerinize sunmak istiyoruz.
Toplantının
amacı; hepimizin bildiği gibi sitemize yazıları ile düşüncelerini
açan değerli hemşerilerimizi bir araya getirmek ve Kafkas halkları
için yıllarca emek vermiş olan deneklerimizde ki görevliler ve
büyüklerimiz ile tanışmak ve de Kafkas halkları için ne gibi
faydalar sağlanabilir sorusu ışığında düşünceleri yüz yüze
aktarmaktı.
İlk toplantı olması sebebi ile ağırlıklı olarak karşılıklı
tanışmanın önemi hissettirildi. Sitemizde ortak düşünceler üzerine
farklı yorumlar getirebilen, yer yer sorgulayan, yer yer destek
olan bizler bu defa yüz yüze, düşünceleri karşılıklı olarak
birbirimizin gözlerinde yakalamak istedik. Toplantı sonucunda
hepimiz anladık ki, bizler son derece
büyük ve inanç dolu bir aileyiz.
Başladığı andan bitiş anına kadar, gerek ses tonlarında gerekse
bakışlarda, düşünceler aktarılırken en ufak negatif bir durum
yaşanmadı. Bu şekilde çoğunlukla ilk defa bir araya gelebilen
topluluklarda azda olsa huzursuzluklar her zaman olabilirdi. Fakat
bu toplantı sergilenen davranışlar ile de örnek bir toplantı oldu.
Hazır örnek demişken, hepimize gurur veren ve sizlerde de aynı
duyguyu yaratacak olan Adana Derneği'miz hakkında davetliler neler
düşündük sizlerle paylaşmak isteriz.
Kısaca Adana Derneği'miz
Derneğimiz, Seyhan
nehrinin hemen yanı başında nefis bir manzaraya sahip ve dış
cephesinin yanında, iç dekoru ile de son derece güzel bir yapıya
sahip. Bizim için, böylesi güzel bir mekana tapusu ile sahip
olduğumuzu bilmek çok ayrı bir gurur kaynağı oldu. Derneğimiz,
kapısından içeriye girdiğiniz anda, sigara kokuları ile
tavlaların, oyun kâğıtlarının olmadığı temiz, düzenli ve son
derece güzel hazırlanmış olan kütüphanesi ile sizi karşılıyor.
Mutfağından lavabosuna, toplantı salonundan ekip salonuna kadar
her taraf son derece düzenli ve tertemizdi. Haber panosunda iş
arayan kişilerden, eleman arayan işletmelere kadar inebilen
bilgiler etkileyiciydi. Bu şekildeki bizleri mutlu eden genel bir
gözlemden sonra tek tek gelen davetliler ile tanışmaya başladık.
Değerli büyüğümüz Dr. Necdet Hatam bey’in gelmiş olması,
derneğimiz için vermiş olduğu emekleri ile ismini çok duyduğumuz
ve tanımaktan büyük onur duyduğumuz sayın Mehmet Doğruca beyi de
derneğimize getirmişti. Terasta güzel güneşli bir günde değerli
thamadelerimizin etrafında tüm davetliler toplanana kadar genel
konular üzerine sohbetler edildi.
Toplantı
başlıyor
Toplantı başlama saati
geldiğinde hepimiz salondaki yerlerimizi aldık. Yaka kartlarımız
ve gündem maddelerini içeren bilgi forumları davetlilere kapaklı
bir dosya içerisinde dağıtıldı. Dosya paketi içerisinde bizlere
hediye edilen Doğu Akdeniz’deki Kafkasya ile daha önce
derneğimizin organize etmiş olduğu resim sergisi ile ilgili
kitaplar ve not defterimizle kalemlerimizde vardı.
Toplantı; Adana Derneği'mizin başkanı sayın Yalçın Tokuç
beyin Çerkesce bir konuşma yapması ile başladı. Ardından ilk
olarak derneğimizin öz geçmişi slayt eşliğinde sunuldu.
Hazırlanan
tanıtımda eski dernek başkanlarımız olan, Bülent Atçı bey
ve Ünal İnci beyin konuşmaları da yer alıyordu.
Derneğimizin diğer sivil toplum örgütleri ve resmi kurumlar ile
olan ilişkileri dikkat çekiciydi. Bir toplum içerisinde yaşadığını
bilen, kendine güvenen, kendi öz benliğini yaşayan ve yaşatmayı
amaç edinen, bunu da etrafına kabul ettirmiş ciddi bir yapı ve
planlama vardı. Bu kurumsal bir düşüncenin eseriydi. Derneğimizin
başarısı, hedeflerin her dönem sil baştan değiştirilmesi ile değil
de, belirli bir ciddiyet ile yeni yönetim tarafından da
sürdürülmesinden geliyordu. Burada ben merkezli değil de bir ekip
ruhunun varlığı oldukça net bir şekilde görülüyordu. Toplumumuz
adına gurur verici…
Yine tüm
derneklerimize örnek teşkil edecek şekilde gerçekleştirilmiş olan
projeler ve takip edilen yeni projeler, Projelerden sorumlu
Hakan
Demir bey ile Bilgi İşlem ve Sekretaryası'ndan sorumlu Mahmut Dinç
bey tarafından davetlilere aktarıldı. Avrupa birliğinin eğitim ve
gençlik programları ile ilgili genç hemşerilerimizin
faydalanabileceği alanların olacağını bu sunumlarda hepimiz
gördük. En büyük dileğimiz gençlerimizin bunlardan
faydalanabilmesidir.
Toplantıya verilen aradan sonra ikinci oturum için hepimiz
yerlerimizi aldık. Dernek başkanımız Yalçın Tokuç bey
toplantı başkanı olarak Necdet Hatam beyi başkanlık
koltuğuna davet etti. Bu davet esnasında dernek çatısı altında
faaliyet gösterilmesinin gereğini ön bir konuşma ile dile getirdi.
Özellikle bayanlarımızın bu çalışmalar içerisinde çok fazla yer
almamasını sitemli bir şekilde dile getirdi ve
''Gubsege grubu bayan çoğunluğu nasıl sağladı, bunun formülünü
bize de söyleyiniz''
diye, esprili bir soru yöneltti. Böyle bir soruyu Gubsege
grubundan sayın Semra Ademey yanıtladı:
Gubsege Grubu,
bay-bayan fark gözetmeden aynı sorumlulukları alarak hareket etti.
Erkeğin yaptığı işin aynısını bayan da yapacaktı ve bunun bilinci
ile grupta yer aldı. Yani bayanlarımıza artık sorumluluk veriniz.
Reklâm, halkla ilişkiler ve organizasyonları mükemmel olarak
yapabilecek yetenek ve düşünceye sahipler yeter ki, onlara fırsat
veriniz. Kermeslerde pasta, börek yapma işlerinden onları kurtarın
ve ciddi sorumluluklar veriniz.
Derneğimize adım
attığımız andan, ayrılış anımıza kadar bizleri yalnız bırakmayan
sayın Mutlu Kınık beyin eşi sevgili Songül Kınık
hanım bu düşüncemiz için oldukça güzel bir örnek olarak karşımızda
duruyordu. Buradan özellikle Songül hanım ve yanında görevli olan
genç kızlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hele hele küçük
oğulları sevgili Janvar’ın son derece akıcı bir şekilde,
sürekli olarak kullandığı Çerkesce'si için bir kez daha Songül
hanım ve Mutlu beye yürek dolusu teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Sayın Necdet
Hatam beyin başkanlık koltuğuna oturması ile toplumumuz adına
faydaları olacağına inandığımız gündem maddeleri tartışmaya
açıldı. Toplam 6 madde halinde yer alan konularımız ise,
1) Kurulması düşünülen TV ile ilgili öneriler
2) Anavatana geri
dönüş ile ilgili öneriler
3) Dil öğrenimine
ilişkin öneriler
4) Proje
geliştirmeye yönelik öneriler
5) Kafkasya
gezisi ile ilgili planlamalar
6) Ortak aktivite
ve çalışmalara ilişkin öneriler
Şeklinde sıralanıyordu. Birinci madde olan TV ile ilgili
ilk söz hakkı Semra Ademey hanıma verildi. Sayın Ademey,
konuşmasında teknik konulardan çok, ne gibi faydaları
olabileceğine değindi. Katılımcıların ortak düşüncesi anavatandan
diasporaya yapılacak olan bir yayın akışı olması yönündeydi.
Televizyonumuz kesinlikle anavatanda kurulmalı ve bizlere
anavatanı getirmeliydi.
Sayın Mecit Tav bey, TV ile ilgili yapmış olduğu çalışmayı
katılımcılara sundu. Anavatandan diasporaya (Avrupa’nın bazı
noktaları dahil, Türkiye’nin tamamı ile Suriye, İsrail vs
kapsayan) yayın yapacak bir TV için ne kadar maliyet olabileceğini
ortaya koydu.
Mecit Tav bey konuşmasını,
''Kafkasya'dan yayın yapacak bir TV dilimiz ve geri dönüş başta
olmak üzere bizlere son derece fayda sağlayacaktır. Avrupa’dan ve
Rusya üzerinden belki daha az maliyetli olabilecek bir yayın bandı
hakkında araştırmalarım devam ediyor. Çok istememe rağmen
toplantıya maalesef yetiştiremedim. Türkiye’de yapmış olduğum
araştırmaya göre 4Mhz lik bir kapasite lazım ve bunun aylık
maliyeti 16.000$, yıllık 192.000$’dır. Yine yedekli olan yayın
bandının yıllık kirası 145.000 AU’dır. Bizler diaspora olarak bu
rakamları belki bir araya getiremeyiz, fakat elimizden geleni
yapıp anavatana ihtiyacımızı bildirebiliriz. Bu konuda diasporaya
ve anavatana yönelik ciddi bir çalışma yapma zorunluluğumuz
vardır.'' sürdürdü.
Mecit Tav bey yapmış
olduğu çalışmada TV’nin toplumumuza sunacaklarını daha detaylı
olarak açması maliyet kısmını çözülebilir bir sorun olarak ortaya
koydu. Bizler ne kadar olursa olsun vereceğimiz ekonomik desteği
direk Anavatana gönderecek ve oranın bize sunduklarına müdahale
etmeden sadece televizyonumuza sahip olabilecektik.
Sunumdan sonra katılımcılardan yorumlar ve sorular istendi.
Katılımcılarda çok güzel düşünceler ile TV fikrini desteklediler.
Mesela söz alan
Rahşan Erdoğan hanım Abhazya’da TV ile ilgili bir
çalışmanın başlatılmak istendiğini ve ciddi bir şekilde bu konuda
girişimler olduğu ile ilgili almış olduğu duyumlardan bahsetti.
Yine, Hakan Aydemir bey ise anavatanı tanıtacak olan bir
TV’nin en kötü hali ile dünyadan çekeceği turistler sayesinde ülke
ekonomisine katacaklarından bahsetti. Kafkas Federasyonu Yönetim
Kurulu üyesi olan Bülent Atçı ve Eyüp Baloğlu
beylerde, federasyonun da bu konuda çalışmalar başlatmak için
düşünceler içerisinde olduğunu dile getirdi. Son olarak söz alan
Necdet Hatam bey, anavatana bu isteğimizin bir şekilde
ulaştırılması konusunda titiz bir çalışma ortaya koymamızın
gerekliliğine değindi ve Semra Ademey hanıma tüm dünya Çerkesleri ile anavatana
ulaşabilecek ciddi bir çalışma başlatmamı ve gerekli yazıları
hazırlamasını söyledi. Sonuç olarak TV konusu
bir sonraki toplantıya kadar belirli bir aşama kaydedecek seviye
getirilmek üzere üzerinde titizlikle durduğumuz bir madde olarak
gündemde yerini aldı.
İkinci madde olan dilimizin yaşatılması
için tek çarenin dile ihtiyaç duymaktan geçtiği ifade edildi ve
yine anavatandan yayın yapan bir TV’nin bu konuda son derece
etkili olacağı ifade edildi. Toplantı sonrası kendi aramızda ki
sohbetlerde dil üzerine düşünceler aktarılırken sayın Erol
Yıldır beyin, ''Ben sık sık Gürcü TV
kanalını izliyorum ve bir süre sonra baktım ki Gürcüce öğrenmeye
başlamışım.''
şeklindeki sözü TV’nin dile olacak katkısını ortaya koymasına çok
güzel bir örnekti. Dilimizi yaşatabilmek ve bilmeyenlere
öğretebilmek için en kalıcı çözüm sanırız bir TV kanalı olacak.
Üçüncü ve dördüncü
maddeler birleştirilerek projeler
hakkında bilgiler ortaya koyulmaya çalışıldı. Bu konuda özellikle
dışarıdaki fonlardan nasıl ve ne şekilde faydalanabileceğimiz ile
ilgili ciddi derecede bilgi sıkıntısı yaşadığımız ortaya çıktı.
Adana Derneği'miz bu konuda bir takım çalışmalar yapmış ve halende
yeni çalışmalar için uğraş vermekte. Fakat maalesef toplum olarak
yeteri kadar donanıma sahip değiliz. Kısaca araştırmıyor ve
toplumumuz menfaatine bir şeyler bulmak için zaman harcamıyoruz.
Oysa ekonomik fırsatlar bizim için o kadar elzem ki…
Projeler kapsamında CircassianCanada'da hayata geçirmeye çalışılan
Jerdiyagey Sağlık Projesi ile ilgili son durum hakkında bilgi
verildi. Bu başlıkta yaptığımız bir eksik ise CircassianCanada'da
açılan ve gençleri ekip olmaya, üretmeye yönelik son derece güzel
Şinkuba, Bargish, Eko-Ortak, Badıra, Karikaf ve Gubsege gibi
projeleri açmamak oldu. Oysa bizler, gençlerimize yeteneklerine
göre yeni çalışmalar yaratmak zorundayız.
Beşinci madde olan Kafkasya’ya yapılacak
olan geziler ile ilgili düşünceler ortaya konuldu. Sayın Mecit
Tav bey bu sene gitmek isteyen hemşerilerimiz ile ilgili bir
grup oluşturma görevini üstlendi. Bu madde altında da katılımcılar
tarafından özellikle bir noktaya dikkat çekildi.
Belki tamamen dönüş olamaz fakat birçoğumuzun yaz aylarında basit
bir tatil için ayırabileceği bir bütçe ile çok rahat bir şekilde
Kafkasya’ya gidebileceği vurgulandı. Bizler en azından turist
olarak dahi olsa yönümüzü Kafkasya’ya çevirmek zorundayız dendi.
Aslında yönümüzü o tarafa çevirebilsek gitmemize gerek kalmadan
çok faydalar sağlayabiliriz ama önemli olan yönümüzü
çevirebilmemiz. Bu konuda herkese bir özeleştiri yapması tavsiye
edildi. Ciddi anlamda “ben Kafkasya için ne derece ve hangi
noktada varım” diyebiliyor muyuz?
Gündemin son
maddesi olan altıncı madde özellikle en son sıraya konuldu.
Geri dönüş ile ilgili söylenecek çok şeyler vardı. Toplantı
başkanımız sayın Necdet Hatam bey ilk olarak katılımcılara
düşüncelerini aktarmaları için söz hakkı verdi. Sayın Bülent
Atçı, Eyüp Baloğlu,
Nevzat Tarakçı, Öner Yılmaz ve birçok değerli
hemşerimiz düşüncelerini dile getirdi.
Konu ile ilgili
son olarak sayın Necdet Hatam bey dönüşün Kafkasya
cephesindeki yapılanmaları ile ilgili bilgileri katılımcılara
aktarmasıyla toplantı sona erdirildi.
Toplantı
aslında beklenenden çok daha verimli geçti. Diaspora Çerkesleri
olarak anavatan ile aramızda ciddi bir iletişime ihtiyacımızın
olduğunu bir kez daha ortaya konuldu. Bizler artık anavatanı
tanımak istiyorduk. Yine sivil toplum örgütleri ve derneklerimizin
yan yana çalışmasının gerekliliği bir kez daha dile getirilmişti.
İkinci toplantıda belirli konularda mesafe almış olarak
toplanacaktık. Daha nice sağlık ve mutluluk dolu toplantılarda çok
işler başarmış olarak buluşmak dileği ile…
CircassianCanada
Katılımcıları
Toplantı Fotografları >>> |