|
İçlerinde en anlamlı olanları
geçmiş tarihsel dönemde olan biteni ve kahramanlık
gösteren önderlerin haberlerini iletenler ile yiğitlik
kahramanlık ana temalı şarkılar olarak tanımlayabiliriz.
Anlatılanlara baktığımızda Adigelerin geçmiş
dönemlerinde Karadeniz’in kıyılarını, Azak Denizi’ni bu
bölgelerin batı kıyılarını, kuzeyde ise Don (Ten)
nehrine kadar, güneyde Kafkas sıradağları silsilesini
takip ederek Kafkasya’nın ortalarına kadar olan alanları
yurt edindiğini görebilirsiniz.
Gerçekten de tarihsel dokümanların ifadeleri ile
söylencelerin konu ettiği anlatımlar bir birlerine ters
düşmemektedir. Geçmiş dönemin dokümanterlerinden
Skilak Kariandskiy (İ.Ö.I.yüzyıl), Strabon
(İ.Ö.I.yüzyıl), Pomponin Mela (İ.Ö.I.yüzyıl),
Pliniy Sekund (İ.Ö.I.yüzyıl), Karadeniz ve Azak
Denizlerinin batı kesimlerini Adigelerin toprakları ve
yaşam alanları olarak göstermektedir. Geçmişin bu eski
dönemlerinin anlatılanlarına bakılırsa, örnek olarak
Kabardeylerin Kırımda yaşadıklarını gösteren izlerini
görebilir, bu dönemin tarihsel kişiliklerinin bunu
doğruladığını anlayabilirsiniz.
Adige masallarında ve eski halk şarkılarında Adigelerin
yaşam alanlarının Attila önderliğindeki Hunlar
tarafından acımasızca ne şekilde istilaya uğratıldığını
ve onları savaşmaları için ordularına zorla savaşçı
olarak alındığını görmekteyiz. O zamana ait eski
şarkılarda yer alan kimi sözleri ve olayları bu güne
kadar geldiğini örnekleriyle izleyebilirsiniz. Yine bu
şarkılar, Attila’nın ve ordusunun zalimliğini ve yaptığı
katliamları, halkları acımasızca nasıl katlettiğine
şahitlik etmektedir. Şarkıyı temel teşkil eden sözleri
bir araya getirenler (IV-VI yüzyıllar) Attila
ordularının Kuzey Kafkasya’yı istila etmelerinin “Bela”
olarak görüldüğünü, yine o şarkılarda bu belanın
Adigeleri diğer halklara oranla daha az etkilediğini
belirtmektedir. Adige masalları ve tarihsel eski
şarkılar Hunların Kuzey Kafkasya’yı istila etmelerine
ilişkin izler Tarih Bilimcilerce de doğrulanmaktadır.
Tarih gösteriyor ki, bu olan bitenlerin yaşandığı
dönemde Kuzey Kafkasya’da yaşayan halklar büyük
zorluklar içinde bırakılmış, buna ait izler acılar kolay
unutulmamış, hafızalardan uzunca bir zaman
silinmemiştir.
Hun ordularının Kuzey Kafkasya’yı istila ettikleri
dönemde, sürekli olarak talan ve vurgun peşinde
olduklarını vurgulamaktadır. Önlerinde bulunan kentleri
ve köyleri yakıp yıkmakta, içinde yaşayan insanları
acımasızca öldürerek yollarına devam ettiklerini
bildirmektedir.
Eski şarkılar gösteriyor ki Hunların İranlılarla ve
Bizanslılarla yaptıkları savaşlara çok sayıda bölge
insanı da zorla götürülmüştür. Bahsedilen IV-V.
yüzyılların yaşandığı yıllarda tarih de gösteriyor ki
Adigeler Kuzey Kafkasya’da yüksek kültür seviyesine
ulaşmış, verimli bolluk ve refah içinde yaşadıkları ve
çevrelerince tanındıkları ve sayıldıkları, devlet olarak
bilindiğini, işte o zamana denk gelen “Hun Belası”nın
bıraktığı izler ve acılar onca yıl unutulmamış,
akıllarda silinmeden bugüne kadar gelebilmiştir.
Masallarda yer alan şarkılarda “Baykan Han”, “Gurtat
Savaşı” gibilerini, eski sözlerde kalan zalim Avar Hanı
Baykan’ın IV. yüzyılın yaşandığı dönemde Adigelerin
topraklarını istila ettiğini, yine bu yıllarda çok
sayıda Adige insanının katledildiğini görmekteyiz. O
döneme şahitlik eden ve günümüze dek ulaşan “Baykan’ın
Ölüsünü Gör” eski sözü gibi masalın içinde anlatılanlar
Han zaliminin “Toprağı çorak ettiğini, tarlaları
yaktığını, köyleri talan ettiğini, insanları
katlettiğini” göstermektedir. Zorda kalan kalabalık
insan gurupları kanlar içinde, yiyeceksiz ve giyeceksiz
olarak dağlık ve ormanlık alanlara kaçıp sığınmışlardır.
Zalim Baykan ordularının Adige topraklarını istila
etmesiyle VI. yüzyılın ilk yıllarında yaşanılan görkemli
ve zengin kültürün, ekonomik kazanımın ve barış
ortamının tüm değerleri kaybedilmiştir. Bu bakımdan bu
dönemde yaşanan olayların Adigelere verdiği zarar çok
büyüktür.
Adigelerin Hazar Kağanlığı’nın (devletinin) içerisinde
bulundukların, hatta onlarla kimi zaman karşı karşıya
geldiklerini görmekteyiz. Masallar ve eski şarkılar, “Pşı
Alıcıkonun Şarkısı” ve ‘’Sarkale Savaşı”nda
Adigelerin Hazarlara karşı savaşa girdiğini, (Sarkale,
Rus tarihçilerine göre “Sarkel”) Sarkale’nin Don
nehrinin arka planında kaldığını bildirmekte. Eski
şarkılar ve masallarda Adigelerin kendilerine önderlik
eden Adige Pşıleri Boleteko Bezırıko, Kanc
(Kanj) Alecıko’nun isimleri geçmektedir.
Negume Şore’nin söylemine göre bahsedeceğimiz
olayın, geçtiği döneminin 965’li yıllara rastladığına
işaret etmektedir. O tarihsel dönemde Rus Prensi
Svyatoslav önderliğinde hazarlara karşı yapılan
büyük savaşa, Adigelerin de Rusların yanında yer
aldığına değinmektedir. Bir tek bu savaştan ibaret
değildir elbet Adigelerin Hazarlara karşı savaşmaları.
Arap ve Bizans tarih dokümanları da gösteriyor ki 10.
yüzyılda Adigeler Kuzey Kafkasya’da yer edinmiş askeri,
politik gücü elinde tutan bir güç konumundadır.
Adige halkının çocukları biliyor ki, masallar ve
içerisinde yer alan şarkılarda, ağıtlarda bilinmesi
gerekli çok şey yüklü, öğrenilmelidir ki geçmişin bu
karanlık dönemlerini bize yaşatanların tarihsel
geçmişlerinde gerçekte övünülecek fazlaca bir şeylerinin
olmadığı…
Evet… İşte bu tarihsel geçmişimize geriye bakıldığında
tarihin tüm dönemlerinde yaşanan bu gerçekleri gençlerin
bilmesi ve öğrenmesi gerekmektedir ki, bunun onların
yaşamlarında gerçekten ağırlıklı bir önemi
bulunmaktadır. |