MENÜ

 
 
 
 

www.circassiancanada.com         

.........

ADİGEY GÜNLÜĞÜ -2

Dr. Necdet Hatam

.........

.........

Adigey Günlüğü >>>   1    2    3

06 Ocak 2005  Salı.

Adige Makh sayfalarında Ahmet Mithat Hağhuır. (Aynı yazı 20. 01.2005 tarihli Rusça yayınlanan gazetemizde de yayımlandı.)

İmza: Şhalaxhue Abu.

 

Tanımayanınız yoktur sanırım. Ben 1989 yılında Ankara Kuzey Kafkas Kültür Derneği öncülüğünde düzenlenen sürgünün 125.yıl etkinliklerinde tanışmıştım. 1992 Mayıs’ında anavatana dönüşümden beri de süren bir dostluğumuz var. Adige dili ve edebiyatı uzmanı. Profesör, yazar,  Adığéy Adige Xase kurucu ve onur başkanı, Adığéy ilk meclisinde milletvekili ve Genel Sekreteri olduğum ikinci çalışma döneminde DÇB başkanı idi. Uzun yıllardan beri Adige Dili ve Kültürü Fakültesi’nde “Diaspora Adige Edebiyatı” derslerini sürdürüyor.

Şhalaxhue Abu, “Dünya Edebiyat Tarihi”,  “Büyük Sovyet Ansiklopedisi”,  “Türk Edebiyat Tarihi Üzerine Denemeler (1980-1939 yılları)” adlı yapıtlarda Ahmet Mithat'ın Türk Edebiyatı’ndaki önemini vurgulayan bölümleri verdikten sonra yazısını şöyle sürdürüyor: “Yıllar  önce, “19. yy. sonları ve 20. yy. başları Rusça yazılmış Adıghe Edebiyatı” araştırmalarım sırasında dönemin ünlü Adige yazarı Ahmetkhue Yure’nin 1897 yılında Sank-Petersburg’da yayımlanmış “Çağdaş Türkiye –denemeler- Öyküler” adlı yapıtını da incelemiştim.“

(...) Bu yıllarda en önde gelen isimlerden mareşal Fuat Paşa Adıgh-Şapsığ, Ünlü yazar Ahmet Mithat Bey-Efendi Adıgh – Şapsığ, Padişah yaveri Ahmet Paşa Adıgh – Abdzax” (s.89).  Ahmetkhue’nin, Rusya elçilik  görevlisi Osipov ile birlikte Ahmet Mithat’ı ziyaretlerindeki izlenimleri: “Mithat efendi zekası ve büyük yazarlığı ile ünlü Konstantinapol’de. 

(...) Mithat efendi, iri yarı ve yakışıklı. 40 yaşlarında gösteriyor. Fransızca’yı çok iyi konuşuyor.” (s.107) Yazarın anlattığına göre uzun bir süre tarih, edebiyat ve felsefe konuşulduktan sonra aralarında şöyle bir konuşma geçmiş: “Evet -konuşmasını sürdürdü- alın yazısından kaçamıyor kimse. Alın yazısı insanı savurabilir, anavatanından uzaklara da atabilir. İşte ben ve yanınızdaki arkadaşınız. -Osipova dönüp konuştu- İkimiz de Kafkas kökenliyiz. Adigeyiz. İkimiz de yazarız. Ancak başka ülkelerde yaşıyor ve farklı dillerde yazıyoruz, doğru değil mi? -şimdi bana dönmüş- Şu weredin ilk satırlarını siz de anımsıyor olabilirsiniz, diyerek Adigece’nin zor söylenen seslerini içeren birkaç sözcük sıraladı. -Elbette, elbette- diyerek sözlerinin devamını getirdim.” (s.110) Bu satırların ortaya koyduğu gibi Ahmet Mithat Adige. Adigece yazamadığı için de üzgün. Üzüntüsü de sadece bu olmasa gerek, Ahmetkhue sürdürüyor anısını: “Yazar yine sustu. -derin düşüncelere dalmış olduğu yüzünden okunuyordu- Kim bilir belki de ayrı düştüğü ülkesini, dağlarını düşünüyordu. Geçmiş olaylar gözlerinin önünden akıyor, onları düzenliyordu belki de...” (s.110)

 

20 Ocak 2005 Perşembe
İşte Kurban Bayramı namazı için camideyiz. Maykop'ta Mısır Çerkes-Memlukleri eserlerinin, mimari izlerini taşıyan çok güzel bir camimiz var.
Mimarı ünlü mimar ressamımız Bırsır Abdullah. Yapım masraflarını Birleşik Arap Emirlikleri emirlerinden Halid Bin Sakr el Kasimi karşıladı. Bir hayli kalabalığız. Dönüş yapanlarla yerliler yarı yarıya gibi. Namaz öncesi müftümüz Yemij Nurbi'nin ev sahipliğinde, bayramımızı kutlamaya gelen konuklarımız mihrap önündeki yerlerini aldılar. Türkiye'de alışık olmadığımız bir durum, her bayramda tekrarladığımız bir seromoni bu. Bu yıl ki konuklar arasında Devlet Başkan Yardımcısı Gakcayev  Boris, Ortodoksların dini lideri Opxiepiskop Pantilemen, İç İşleri Bakanı, dini hoşgörü üzerine güzel sözler söylüyorlar. Hungtingtona inat dinler arası çatışma üzerine kurulan senaryoların tam karşıtı bir tablo.

Ancak ben bu bayram seremonilerinde biraz da sıkılırım. Serde Çerkeslik var. Koca koca adamlar ayakta bayramımızı kutluyor bizler için iyi dileklerde bulunuyorlar. Çoğunluğu bağdaş kurmuş cemaat oturur vaziyette onları izliyoruz. Acaba ayakta mı dinlesek?“ diyeceksiniz. Ne kadar çok farklı ses yükselecek. ’’Allahın huzurunda insanlar için ayağa kalklmayacağı“ söylenecek belki. Ancak daha namaz başlamamış. En iyisi sıkıntıya alışmak olmalı…

 

22 Ocak 2005 Cumartesi.
Bugün Adığéy’den büyük bir grup olarak Armavir’de idik. Yani Yermelhable'de. Sürgün öncesi dönemde Adıghe topraklarında kurulmuş. Ermenilerin, Adıghece bilen Ermenilerin çokça yerleşik olduğu bir kent. Günümüz kuşakları Adigece’yi artık bilmiyor. Bugün kent Krasnodar Kray sınırları içinde. Çok sayıda farklı halkın bir arada, barışık  yaşadığı bir kent. Hemen her halkın önceden kurulmuş sivil toplum kuruluşları vardı. Şimdi bunlara, dernek başkanlığına da seçilen Şıkh Aslan ve arkadaşları öncülüğünde Adıghe Xase’de katıldı. Amaç diğer diyaspora derneklerimizn aynı. Dili kültürü yaşatmak, geliştirmek, yani varolmak. Ancak diasporik toplum olmanın verdiği acı, Yermelhable’de  diğer diasporik toplumlarımızın duyduğu acıdan çok daha derin olmalı. Öyle ya bir halkın, tarihi topraklarında diyasporik konuma düşmesi. Şimdilik pek dile getirilmedi, getirilmiyor ancak sorunların çözümü kesin çözümü de, Adğéy’e Kheberdéy'e göçmek belki de... diye düşünüyorum.

Kheberd
éy-Balkar ve Karaçay Çerkeskten de epeyce konuk vardı. Dernek yetkilileri kültür emekçileri. Adıghey grubumuzda ünlü Nartolog Hadağal'e Asker: Eski DÇB başkan Şhalaxue Abu, ünlü ozan yazarımız Meşbeş'e İshak, kültür bakanı Haç'eğuığ Khesey  Adıghe Xase başkanı Şhalaxhue Asker, Çetawe İbrahim, Mehmet Yediç, ben ve . Büyük bir şölen 1000 kişilik salon tıklım tıklım doluydu. Kent yetkilileri rayon başkanı hep iyi dileklerde bulundular. Armavir’de 300 kadar ailenin yaşamakta olduğunu öğreniyoruz. Çoğunluğu Armavir’e yakın üç yerleşim biriminden Şhaşefij, Khurğuekhuey. ve Beçmızéy. Ankara’nın İkizce Köyü’nün Şhaşefıj olduğunu ve bu köyden gidenlerin kurmuş olduğunu biliyordum. Nartın 39. sayısında da Düzce’deki Beçmızéy’in öyküsünü okudum. Ne kadar da çok şey var üzerinde düşünülmesi, çalışılması gereken...

 

11 Şubat 2005 Cuma
Güzel günlerimizden biri. Haç'ek'ue Aslan'ın 90. yaşını kutlamak için bir aradayız, Adige Dram Tiyatrosu salonunda. Ev sahibi Kültür Bakanlığı. Haç'ek'ue Aslan mı kim? Adığéy’in ilk oyun yazarlarından. Oyuncu,  sahneye  koyucu. İkinci Dünya Savaşı kahramanı, ozan. Yapıtlarından biri ’’Zawırxhan ile zawırkhan“ hala en çok sahnelenme ve en çok izlenme rekorunu elinde bulunduruyor. Adıghece ve Rusça olarak 340 kez sahnelenmiş 70 bin izleyicisi olmuş.

Güzel olmaz mı? 90. yaşı, sağlıklı, zinde, yürüyebilir, konuşabilir, konuştuğu anlaşılabilir ve hala yazabilir karşılamak. İmrenilmez mi, halkının kadir bilirliğine? Sevinilmez mi halkın sanatçısını  önemseyişine? Sadece halktan insanların değil kültür bakanlığının kültür emekçilerinin de  bir araya gelişine, kimi espirili ama hep duygu yüklü sözlerle sanatçıyı kutlayışına, Devlet Başkanı’nın kutlama  mesajına. Adige Xase Başkanı gelemediği için Xase adına ben kutladım kahramanımızı. 
“(...) halklar evlatlar yetiştirir, okutur, eğitir. Bunların kadir bilenleri halkıyla gururlanır. Sonra kimileri daha da gelişir, büyür, halkın onur duyduğu kişiler konumuna geçerler. “Şu ozanı, şu yazarı, şu sanatçıyı yetiştiren halk’’ denir halkı için. İşte Haç’eğuğ Aslan böyle bir evladı halkımızın.

Bu yıl çok sevdiğim başka bir ozanın, büyük bir ozanın da 90. yılı. Fazıl Hüsnü Dağlarca. Türk şiirinin duayeni. Her iki doksanlık gencimize daha nice sağlıklı yıllar diliyorum.

 

05 Aralık 2005 Perşembe
Adige Makh gazetesini okuyorum. Gazetemizin boyutları öyle çok büyük değil A-3 formatında. Orta iki sayfanın tamamını  kaplamış  bir inceleme: Neğuç Yusuf. Evet Çerkes Teavun Cemiyeti kurucularından, Ğhuaze kadrosundan. Yıllar öncesine götürdü beni. 1967 yıllarına. Üniversite imtihanları için Ankara’ya gelmiştim. Daha sonra adresinin “Anıtkabir’in karşısı kasabın altı” diye formüle edilen apartman dairesinde. Sonradan, ulusal mücadelede önemli bir yer tutacak, yarı bodrum apartman dairesi. Ankara Derneği, Necatibey Caddesi’nde açmış olduğu lokali, mali yükünü taşıyamayınca, kapatmak durumunda kalmıştı. Köylülerimden Kemal Çetaw’ın öncülüğünde bu daire tutulmuştu. Ancak gördüğü işlev bakımından hep dernek lokali sanıla geldi. On yılı aşkın dış kapı anahtarı üzerinde, anonim olarak kullanılan bir konuk evi oldu. Yaşlısı genci, bayanı erkeği, anavatandan, Suriye’den Ürdün’den dünyanın hemen her yerinden gelen konukları ağırladı. Kimler gelip geçmedi ki, kimileri erken yaşta aramızdan ayrılan. Ancak inanıyorum ki; tarihimizi yazacaklar, yakın tarihimizi yazacaklar, Ankara’da sonra Türkiye’de sonra da tüm dünyada dönüş düşüncesinin yeniden yeşermesindeki rolünü görmezden gelemeyecekler bu yarı bodrum katın. Kuşku yok, bütün bunları yapan Ankara Kuzey Kafkasya Kültür Derneği idi ama bu dairede alınan kararlar da  yıllarca dernek yönetim kurulunu belirlemişti. 

İşte Ankara’daki ilk günümde, gece geç saatlerde Çetaw Kemal küçük yeşil bir şiir kitabı tutuşturmuştu elime.” Xeğegu Guıpşıs - Vatan Düşüncesi.”  Sefer Ersin Berzeg’in yayına hazırladığı Adige şairlerinden bir seçki idi bu. Daha önce Adigece şiir okumamış değildim. Hatay’ın köyümüzün özelliği olsa gerek çok erken yaşlarda ulusal düşünce ile tanışmıştık. Köyümüzden bütünlemeye kalan Orta Okul öğrencilerine yetiştirici kurslar açtığımızda ve okuma yazma öğrendiğimde henüz lise ikide idim. Ancak o gece o kitapçıkta okuduğum, ezberlediğim, hala da ezberimde olan, Tıme Seyin’in  bizleri anlatan “Thawsıx (ağıt) “ adlı uzun şiiri. Bir çok konuşmamda bir çok yazımda yeniden gündeme getirdiğim şiirin yazarı da Ğhuaze kadrosundan: Seyin Tıme. Birçoğumuz gibi, bana göre de ulusal mücadelede doğru ilkeleri ortaya koyabilmiş, bunları hayata geçirme çabasını sonuna kadar gösterebilmiş, sadece diasporayı değil tüm dünya Çerkeslerini etkileyebilmiş bir kuşak bu.  Çok önemli bir kuşak, ve Tıme Seyin bir başka şiirinde yer alan dört dizede Diaspora Çerkes Politikası’nın nasıl olması gerektiğini açıklamış: Wızışişım k’ui xehaj/ Wilhepkhıme afelaj/ wımılajew sıd bğhuetın/ Çıle pçe’uım wı’uıtın...

Git kendinden olana katıl

Halkların için çalış

Çalışmazsan ne bulursun

El kapısında durursun.

İkinci kuşak da Yamçı kuşağı olarak görüyorum. Tarih yaşadıklarımızdır. Rusya Kafkasya savaşlarının en önemli tanığı olarak almıyor muyuz o yıllarda Çerkesler arasında yaşamışların anılarını? Anılar tarih ise eğer. Tarih bizlerin de yaşadıklarımız değil mi tüm arkadaşları anılarını yazmaya çağırıyorum.

Kosovalıların anavatana getirilişine ilişkin yazdığım ve üç aylık edebiyat düşün dergimiz Zekhueşnığh’de yayımlanan yazımda da bu kuşağın önemini vurgulamış ve neler kavrayabildiklerini anlatmıştım. Bu yurtseverler, muhacerette ulusal varlığın mümkün olamayacağını anlamışlardı, mutlaka anavatana dönülmesi gerektiğini anlamışlardı. Kitlesel dönüşü ancak anavatanın sağlayabileceğini, onun için mutlaka vatana dönüp, orada da çalışmalar yapılması gerektiğini kavramışlardı. Kadrodan dönenlerle, diasporada kalanlar birlikte çalışmışlardı.

Elleri boş değildi dönenlerin. Alfabelerini, anadilde basılı kitaplarını birlikte getirmiş, açılışlarına, örgütleme aşaması dahil katkıda bulundukları okullarda onları okutmuşlardı. Adige Makh adlı ilk Adigece gazeteyi Nalçik’te yayımlamışlardı: Tsağue Nuri.

Anavatana dönüş yapanlarla muhaceretin birlikte çalışması gerektiğini biz kuşağın diasporada kalan kesimi ancak yeni yeni anlıyordu. Örneğin ben dönüşümden ancak on beş yıl sonra, birlikte çalışma programı oluşturma çağrısı alıyordum. Bu kuşağa nasıl saygı duyulmazdı... Her biri örnek alınacak bir yaşam sürmüştü..

 

26 Ocak 2005
İşte nefis bir sergideyiz. Kahramanlar ölmez. Kültür Bakanlığı sorumlu şubesinin açtığı bir  resim yarışması sonuç sergisi. Sorumlu: Şocen Bella. Tüm bunlar, ülkemizde olmanın, kaymakamlık da dense valilik de dense kendi yönetimimizin olmasının getirileri. Nart Destanları ve masal kahramanlarının öğrencilerce resme dökülmesi. Önemlisi sadece Adige çocuklarının değil okullardaki her ulus her ırktan öğrencilerin. Bunun olabilmesi için tüm öğretmenlerin öğrencilerin Adige, Nart kahramanlarını masal kahramanlarını tanıması gerekmez miydi? Öğrenciler en azından resmini yaptığı kahramanı tanımadı mı? Halkların yakınlaşması, birbirlerinin kültürlerini tanımasına bağlı değil mi. Barış ortamı ancak birbirini tanıyan birbirine değer veren kültürler arasında gelişmez mi?

.........

.........

          

adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey vadige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey  adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey vadige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey  adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey dige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey vadige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey  adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adigha adyga adyge adıge adigey adıgey adige adig

www.circassiancanada.com         

..