|
Yaz ayları geldi.
Havalar düzeldi, çiçekler, böcekler derken bu seneki düğün sezonu
da açıldı. Bizler için benzersiz bir olay düğünlerimiz. Bir arada
olduğumuz, eğlendiğimiz, bazen yeni şeyler öğrendiğimiz,
çağırmakla ve çağırılmakla gururlandığımız, bizi diğerlerinden
farklı gösteren adetlerimizden.
Bambaşka bir telaştır düğünler; hem düğün sahibi için hem
misafirler için. Hazırlıklar ve koşuşturmacalar günler öncesinden
başlar. Tatlı bir telaştır tüm uğraşlar. Eksiklikler kalmaması
için yapılanlar, planlananlar ayrı ayrı emek ve yürek işidir.
Her şey hazır olduktan sonra zaman ağırlama zamanıdır. Düğünleri
olan gençler neredeyse unutulmuş, misafirler baş tacı olmuştur
artık. Gruplarda yavaş yavaş yerlerini almaya başlamıştır.
Thamadeler ve büyükler, akrabalar ve arkadaşlar, gençler. Bir
vazgeçilmez grubumuz alkolize ekipler.
Evet alkolize ekipler. İsmi garip gelecek belki de. Ama; nasıl
emniyet teşkilatının olmazsa olmazı motorize ekipleri varsa bizim
düğünlerimizin değişmezidir alkolize ekipler. Düğünün neşesi
onlardır aslında. Her ne kadar düğünleri sadece içki içmek ve
şişenin dibini bulmak olarak görseler de, vazgeçilmezimizdir.
Onlar olmadan ne düğünün nede oynanan oyunların tadı çıkar.
Sakın ha eleştiriyorum sanmayın. Derdim bu zamana kadar
anlayamadığımız kıymetlerini hatırlatabilmek sadece. Her
babayiğidin harcı mıdır 3 dakikada bir büyük bitirip, hiçbir şey
olmamışçasına, o alkol havaya uçmuş gibi tekrar oyunun içerisine
dönmek. Sallanmadan oynayabilmek o kıvrak dansları. Dimdik
durabilmek diğerlerinin yanında. Dünya üzerinde var mıdır alkolün
bu denli aciz kaldığı başka insanlar. Alkol dile gelse bu durumdan
sıkılır kendisini alkole vururdu belki de. Aşağılık duygusuna
kapılır komplekse girerdi.
Kendi aralarında garip etikleri vardır. Herkes anlayamaz ve herkes
düşünemez onlar gibi. Çoğu zaman düğün sahibinin bile adını
bilmezler. Pek bir şey ifade etmez onlar için bu bilgi. Ziyafet ve
alkol hazır olsun da ikram eden kim olursa olsun. Diğerleri gibi
gafe, şeşen, kaşen gibi basit (!) şeyler ilgilendirmez onları.
Bildikleri tek oyun fondip bira, kaşenleri votka, thamadeleri ise
aslan sütüdür.
Amaç alkol olduğunda; amaç araç dengesi de girmiştir birbirine.
Alkol, Çerkeslik, saygı, eğlence girmiştir birbirine. Alkol
haricinde diğerlerinin pekte bir değeri yoktur aslında. Amaçta
alkol, araçta alkol.
Her düğünde kendilerini belli ederler. Kendilerine has iş
kıyafetleri olmasa da, şahıslarına münhasır ruh halleri ele verir
kendilerini. Düğün alanında bakın etrafınıza, kenarda köşede
düğüne katılmadan sürekli saatlerine bakan, ha bire düğün
sahiplerine haber gönderen, ”sigoş bizi de sormadınız daha”
diyenler varsa işte bizimkiler. Neşeler iki bardak tekel mahsulüne
bağlı olur genellikle. Neşeleri ile birlikte toplum bilinçleri de
açılır iki tek ten sonra.Hangi düğünde ne kadar içtiklerinden
başlarlar sohbete, derken konu döner dolaşır gelir Çerkesliğe ve
topluma. Şişenin dibi bulunana kadar toplumda kurtarılır
asimilasyondan, dertlerinden.
Selamlıyorum sizleri alkolize ekipler. Her ne kadar toplum olarak
ulvi amacınıza vakıf olamasak ta ayakta alkışlıyorum sizleri.
Sizler olmasanız “en iyi Çerkes en çok içendir” sözü nasıl ispat
olunurdu. Şişenin dibinde kendini kaybettiğinizde, karşınızdakinin
üzerine yıkılarak oynadığınız oyunlardan, büyüklerle küçük
kardeşiniz gibi hitap etmenizden nasıl ibret alırdık.
Taş kesilsin bu topluma katkınızı inkar edenler. Bir kez daha
selamlıyorum sizleri. Hatta kadehimi sizler için kaldırıyorum.
Sağlığınıza… |