|
Her gün yeni baştan bu memleketi koruyup, bu milleti muasır
medeniyet seviyesine getirmek için uğraş, akıl yürüt fikir didin,
onlar işe yaramıyorsa tankları dök sokaklara yine yaranamıyorsun
bu millete yine her şey boşuna. Kuruluşundan beri yaptıkları plan
ve taktikler sayesinde ayakta tuttular bu memleketin bekasını, bak
şu ortada dolaşan haberlere, köşe yazarlarına, diklenen savcılara.
Bu yapılan ‘Çökertme Planlarının’ suç olduğunu iddia edip hesap
sorulsun diye bağıranlar mı ararsın ‘Paşa Paşa Yargılansın’
diyenler mi. Kafayı yemiş bu millet, şu itirazlara bak. Hâlbuki
işi bir mektupla bitirirlerdi eskiden, Başbakanda alır şapkasını
giderdi Güniz sokağa. Bilemedin Ankara Radyo’suna bir albayı
gönderip, biraz sertçe bir bildiri.
Şimdi öyle mi, içerde de sıkıntı var. Jandarma bir plan yapıyor,
Havacı katılıyor, Denizci beğenmiyor Eski Komutan çöpe atıyor.
Yok, bu devirde olmaz böyle şeyler diye söylenenler mi ararsın
kendi aralarında, Amerika kabul etmez şimdi bunu diyenler mi?
Madem öyle sivil toplum örgütlerini de katalım işin içine,
gazetelerin manipülasyonu her zaman mümkün, yargıya hükmümüz geçer
nasılsa, İzmir’e dolduralım da bir milyon 'laik’i, görsünler
günlerini diyor daha da hevesli olanı. Yine olmuyor anasını
satayım; korkup kaçmıyor şimdiki başbakan, hafifçe diklenince yine
%47 oy veriyor bu halk.
Daha 50 gün önce yaptıkları planda sızmış, gazetenin birine
sürmanşet olmuş vaziyette. Ahmet Altan adlı bir aksi insan
veryansın ediyor topuna tüfeğine. Onun babası da böyleydi ama bu
beterin de beteri. Öyle giriyor ki cepheden, detay metayla
uğraşmıyor, kafadan Komutan’ı sorguluyor, sen misin bunların
arkasındaki, diye. Ürkmüyor, korkmuyor, bu ne cüret. Dünya
gazetelerinin manşetine taşıdı olanları şimdi durup dururken. O
yetmedi Ertuğrul Özkök bile ne oluyor yahu demek zorunda kaldı.
Sayın Baykal bile şaşkın bir şeyler geveliyor, taraf mı değil mi
şimdi. MHP sözcüsü Vural; ‘bu olay AKP tarafından bir ranta
dönüştürülmesin’ diyor ne anlama geliyorsa. Bahçeli daha düzgün
konuştu hiç olmasa.
İstanbul’a yerleşmiş olan bir savcı, Genelkurmaydaki plancı Albayı
sorguya çekmeye kalkıyor fesüphanallah. Ahmet Altan’ın arkasına
sığınmış olan bir takım Soroz’cu liberallere gün doğdu. İçlerinde
Başbakanı kışkırtıp ‘Komutanı görevden al’ diye mızırdananlar mı
ararsın, bu işi ‘'Şemdinli Davası'na'’ çevirme diyenler mi. Yok,
bu önemli bir fırsattır, şeffaflaşmanın yolu açılmalıdır diyenler,
biraz karşılıklı tavizlerle iş geçiştirilsin Ergenekon Davası'na
halel gelmesin diyenler. Kepazelik vesselam.
Komutan üç gün düşünüp bir açıklama yaptırdı. Bir ‘Çökertme Planı’
vardır diyemedi yoktur da ama siz ne karışıyorsunuz hiç diyemedi.
Mahcup ve sıkıntılı bir şekilde Ertuğrul Özkök’e sitem etti, dedi:
Sende mi Brütüs?
Diğer yandan emekli olup Komutanlığı kaçıranlar, fiştekleyip
duruyor durumu; ‘O yaptırmıştır, onun haberi olmadan olmaz bu
işler’ diye. Bak sen şimdi. Eskiden böyle miydi yani.
Bu halkta kardeşim, zerre kıymet bilmiyor. Vatanı kurtarıp koruyan
ordu, oyu kapıp koltuğa yerleşen öbürleri. Eskiden seçilmiş
olsalar da hani ‘esas duruşlarını’ gösterip biat ederlerdi kuzu
kuzu, şimdi Cumhurbaşkanlığını da aldılar artık, diklenip
duruyorlar.
Ordunun işi de zor şimdi.
CARI |