|
Komutanların
askeri lojmanlardan alınıp gözaltına götürülmesi ve bunun bir
sivil iktidar zamanında Türkiye’de yapılması bir ilk. Günün
gazetelerini izlediğimizde ve gece boyunca yapılan TV
tartışmalarında Taraf gazetesinin günlerdir üzerine gittiği
olaylar birçok gazeteci tarafından biliniyormuş anlaşılıyor ki.
Halkın seçtiği ama devletle de yeterince uzlaşmayan hükümete karşı
tahammülsüzlüklerini herkes biliyormuş ve tepki olarak bu partinin
önünü kesmek için alenen yapılanlar yetmezmiş gibi birde ordu
içinde ayrı bir cuntanın darbe hazırladığını da biliyorlarmış.
Biliyorlar ama yazmıyorlar. Ancak sivil siyasi partiler hakkında
ellerinden geleni artlarına koymuyor hiç biri.
Ülkede kim eleştirilemiyorsa iktidar odur, diyor Ahmet
Altan. Eleştirilemeyen ve denetlenemeyen tek kurum tüm halkı
denetliyor. Diğerleri biraz kendi isteği dışına çıktımı sesini
yükseltiyor hemen.
Ben artık Deniz Baykal’a falan kızmıyorum. Onunda elinde bir şey
yok ve devleti en iyi bilen birisi olarak kendisine biçilen duruma
razı olarak eveleyip geveliyor. Demokrasi ye bir saldırı olduğu
zaman ‘28 Şubat’ta mesela karşı çıkmıyor tersine destek
veriyor. Memlekette bir muhalefet varmış imajı yaratıp vaziyeti
idare ediyor. Bu da tamamen iç kamuoyuna yönelik, yoksa dünya
kamuoyu 367'leri filan yutmuyor.
Yargıçlara da kızmıyorum, ellerinde bir iktidar yok. Onların
direnmesini beklemek safdillik olur. Onları seçenler epeyce
süzgeçten geçirmişler bu belli. Zihniyet olarak zaten adaletten
değil devletten yanalar ama yinede arkalarında ordu olmazsa ve
hatta direktif olmazsa bu kadar saldırgan olamazlar. Onlarda emir
kulu, ne yapsınlar.
Demokrasiden ürken bir basın var. Ordudan ödleri kopuyor. Her şeyi
ve herkesi yerden yere vuran basın, ordunun kusurları gündeme
geldiğinde suspus. Toplumsal işlevini yapmıyor. Farkında mı
bilmiyorum, teşhir edeceğim derken kendisi teşhir oluyor. Son
yıllarda emekli komutanlar, büyükelçiler ve emekli yüksek
yargıçları televizyonlar nasıl teşhir etmiş ve çapsızlıkları
sergilenmişse basında ürkekliği nedeniyle kendini teşhir ediyor.
Direkt demokrasi karşıtı basından söz etmiyorum, onlar hiç olmasa
harbi, demokrasiye bağlıymış gibi duran basından söz ediyorum.
Güdümlü demokrasiye razılar ve ülkenin adım atıp özgürleşmesi ve
zenginleşmesi umurlarında değil. Belki demokrasi gelirse onlarda
direnip duran bürokrasi gibi silinip gidecekler, korkuları bu olsa
gerek.
Muhtemel ki, bu gözaltılara ordu izin verdi. Teşhir olmuşları
silkelemek istiyor olabilirler ama bu sonuç olarak halkın yararına
bir durum. Demokrasi dışı oluşumları zorlaştırabilir. Ülkenin esas
sahiplerini hiçe sayıp örseleyerek geriliği savunup durmak pek
kolay olmayacak artık.
Değişim biz doğulularda hep geç kalır. Ancak değişimde
kaçınılmazdır ve yeni teknolojiler durumu hızlandırıyor ister
istemez. AK partinin uzlaşma ve taviz verip razı olma çabalarına
rağmen değişim kaçınılmaz, sanki. O zaman kendi işiyle uğraşan
ordu, bence şimdikinden çok daha saygın olacaktır.
CARI. |